[ad_1]
Bir gram altın da alınabilir. Devir yapılıp, bedeli de verilebilir.
[ad_1]
Bir gram altın da alınabilir. Devir yapılıp, bedeli de verilebilir.
[ad_1]
Bayram namâzından önce vermek hanefî mezhebinde efdaldir. Unuttu ise verilebilir. Çünkü vâcibse mutlaka onun telâfisi gerekir. Ramazân-ı şerîfin birinden, bayram namâzına kadar olan zamân diliminde sadaka-i fıtr verilebiliyor.
[ad_1]
Sadaka-i fıtr ve zekâtda şart değildir, ama devr ve iskâtda mutlaka erkek olması gerekir.
[ad_1]
Allahü teâlâ Ramazân-ı şerîf ayında, oruç tutmayı farz kılmış. Ayrıca terâvîh namazı kılmak bu aya mahsûs bir ibâdetdir. Peygamber efendimiz “aleyhissalâtü vesselâm” kılmışlardır ve ümmetine tavsiye etmişlerdir. Bir de, bu ayda zenginlere emredilen sadaka-i fıtr var. Sadaka-i fıtrın miktarları da dînimiz tarafından bildirilmişdir. Allahü teâlâ beş tane madde bildirmiş. Bu beş madde; buğday un, arpa, kuru üzüm, hurma. Yalnız miktarları farklıdır. Buğday ve un binyediyüzelli gram [yarım sâ’] diye geçiyor. Hurma, kuru üzüm, ve arpa ise, bir sâ’, üçbuçuk kilo ediyor, bizim kullandığımız birim itibâriyle. Demek ki bu beş maddenin birisinin aslını vermemiz gerekiyor. Aslını vermezsek bedelini altın olarak vermemiz gerekiyor. [Fıtram olarak] diye binyediyüzelli gram un versek fıtra yerine gelmiş oluyor.
[ad_1]
Un, buğday, arpa, kuru üzüm, hurma, bizzat verilebiliyor. Hurma, kuru üzüm ve arpadan, kişi başına üçbuçuk kilo. Buğday ve undan kişi başına binyediyüzelli gram. (Binyediyüzelli gram buğdayı alsa götürse olur). Fakirin de vermesi tavsiye edilmişdir.
[ad_1]
Verilmez. Ramazan-ı şerif içinde veya sonunda verilir. Terâvih namazı, sadaka-i fıtır ve farz olan oruç bu aya mahsustur. Dolayısıyla fıtra, Ramazan-ı şerif girince verilir. Çıktıktan sonra da verilebiliyor.
Fıtrada beş tane madde bildirilmiş. Buğday, un, arpa, kuru üzüm ve hurma. Buğday ve un 1750 gram, arpa, hurma ve kuru üzüm ise kişi başına 3,5 kilodur. Kendisini verebildiğimiz gibi, bedelini altın olarak da verebiliriz.
[ad_1]
Hayır. Cenâb-ı Hakka şükredilir, o ayrıdır.
[ad_1]
Hanefi mezhebinde bayramdan sonra da verilebiliyor. Ramazan-ı şerifden önce de, içinde vermek de câiz. Müstehab olanı, bayram namazından hemen önce vermektir. Şâfii mezhebinde Ramazan-ı şerifden önce verilmez.
[ad_1]
Verilmez. Zekât, yemin keffareti, adak da verilmez. Bunlar anne, baba, dedeler, nineler, çocuklar, torunlardır. Hediye verilir, ayrı bir meseledir.
[ad_1]
Bazı şeylerde otomatik olrak Allahü teâlânın rızasıdır. Sadakanın kendisi Allah rıza için verilir. Bu sadakayı tavsiye eden, emreden Allahü teâlâdır. Dolayısıyla onun içerisinde zımnen Allahü teâlânın rızası var. Öyle desek de biz onu Allâhü teâlânın rızası için yapıyoruz. Başka bir niyetimiz söz konusu değildir. Yaptığımız hayr ve hasenâtın içerinde zımnen zaten, Allahü teâlânın rızası otomatik olarak var. Ayrıca söylememizin gereği yok.