[ad_1]
İmâm sola selâm verince sağa, ondan sonra da sola selâm verilir. Yani, imâmın gerisinden gelinir. Şâfi’î mezhebinde bu kadar bir ayrıntı vardır. Hanefi mezhebindekiler imâmla birlikte selâm veriyorlar.
[ad_1]
İmâm sola selâm verince sağa, ondan sonra da sola selâm verilir. Yani, imâmın gerisinden gelinir. Şâfi’î mezhebinde bu kadar bir ayrıntı vardır. Hanefi mezhebindekiler imâmla birlikte selâm veriyorlar.
[ad_1]
Şâfi’î mezhebinde kadının velîsi [babası] olacak. Baba yoksa, abi, amca sırasıyla devreye girecek. Sonra iki tane erkek şâhid ve bunlar da, beş vakit namâzını kılan sâlih kimseler olacak. Bir tane de nikâh akdi yapan kimse olacak. Nikâhı yapanın ille imâm olması, din adamı olması şart değildir. (Tam İlmihâl Se’â det-i Ebediyye)de, [nikâh şöyle kıyılır] diye bir bölüm var. Orada, meselâ damada soruyor, (Allahü teâlânın emri, Peygamber efendimizin sünnet-i seniyyesi ile ve amelde mezhebimizin imâmı, imâm-ı a’zam Ebû Hanîfe hazretlerinin ictihâdı ile ve hâzır olan müslimânların şehâdetleri ile) deniyor. Orasını, (Allahü teâlânın emri, Peygamber efendimizin sünnet-i seniyyesi ile ve imâm-ı Şâfi’î hazretlerinin ictihâdı ile ve hâzır olan müslimânların şehâdetleri ile) diyecek. Nikâh ve tezvîc kelimesi de akd anında söylenecek. Bu şartlara riâyet edilirse, nikâh akdi yapılmış olur.
[ad_1]
Mehmet Can’ın hazırladığı küçük bir ilmihal var. Daha tafsilatlı olarak Halil Gönenç hocanın yazmış olduğu şafii ilmihali var.
[ad_1]
Ne lazımdır, ne de farzdır. Hanefi mezhebinde kefaret gerektiren haller farklı, şafii mezhebinde daha farklıdır. Bütün buna rağmen, hanefi mezhebinde olan da, şafii mezhebinde olan da ömründe bir defa kefaret orucu tutmuş olsa, hiçbir zararı olmaz.