[ad_1]
Kendi bunu söylüyorsa, manâsını bilmesi lâzım.
[ad_1]
Kendi bunu söylüyorsa, manâsını bilmesi lâzım.
[ad_1]
Sünnetle farz arasında okumak şâfiî mezhebinde câiz ise de, hanefi mezhebinde mekrûhdur, hatta bid’atdir, ifâdesi de geçiyor. Orada bir açıklama var, hanefi mezhebindekiler bunu farzdan sonra okur. Sabah namâzının farzından sonra okunur. Hanımlar bunu kırk gün tamamlayamayabilir. Muayyen günlerinde ara verecek, muayyen günlerinden sonra devam edecek. Böyle yapılırsa bu netice hâsıl olur.
[ad_1]
(Tam İlmihâl Se’âdet-i Ebediyye) kitâbı, Ehl-i sünnet yolunu, itikâdını anlatıyor. (Tam İlmihâl Se’âdet-i Ebediyye) kitâbı okundukça, yanlış söyleyenlerin içyüzü meydana çıkıyor. İtikâdı bozuk, zındık veyâ mezhebsiz olanların kim oldukları meydana çıkıyor. Tarîkat adı altında faaliyet gösterip de, şeyh postuna oturanların içyüzü ortaya çıkıyor. Onun için bu şekildeki cemâat veyâ cemiyyetler, bu kitâbı okutturmuyorlar.
Dolayısıyla, (Tam İlmihâl Se’âdet-i Ebediyye) kitâbı Ehl-i sünnet itikâdını anlatıyor. Hanefi mezhebine göre, kaynakları ile beraber yazılmıştır. Piyâsada yazılan hiçbir ilmihâl kitâbı, (Tam İlmihâl Se’âdet-i Ebediyye) gibi kaynaklı değildir. Dolayısıyla bu kitâp, mutlaka okunmalı. Dünyâda rahat etmek ve ebedî seâdete kavuşmak için mutlaka okumalıdır. Çünkü, bu kitâp rehberdir. İtikâdı bozuk olanlar, buna elbette ki (hayır) diyeceklerdir.
[ad_1]
Yorum yok. Hüseyin Hilmi Efendi “rahmetullahi teâlâ aleyh” kendisi tütün kullanmadığı gibi, tütün içilen ortamda da bulunmazdı. Çünkü kendisinde bronşit, astım rahatsızlığı vardı. Orada şöyle bir şey geçiyor; (Tütüne harâm diyen birkaç âlim ve mekrûh diyenler oldu. Dikkat edilirse, bütün bu kitâblarda, tütüne ba’zı şartlar (Nafakadan kesilmesi, dumanı ile başkasını râhatsız etmesi, çok içerek bedene zarar vermesi… gibi şeyler) bağlanmakda, bu şartlar için kötülenmekdedir. Yoksa, mücerred tütünün içilmesini kötüliyen hiçbir âlim yokdur. Hâdimînin “rahmetullahi teâlâ aleyh” (Berîka) kitâbından yapdığım, yukarıda yazılı terceme bunu açık göstermekdedir. Dinde söz sâhibi olmıyan kimselerin, ilmî kıymetden mahrûm konuşmaları ve duhân risâleleri, şübhesiz, sözümüzün dışında kalmakdadır. O hâlde, sigara içmenin kötülenmesine sebeb olan şartları taşımıyan bir kimsenin az mikdârda tütün içmesine, harâm ve mekrûh dememek lâzım gelir. (El-Ukûd-üd-dürriyye)nin ve (Hadîka) ikinci cildinin sonunda, tütünün harâm olmadığı vesîkalarla isbât edilmişdir.
[ad_1]
Doğru. (Tam İlmihâl Se’âdet-i Ebediyye) kitâbı, temel fıkıh kitâplarından alarak işin mahiyetini bildiriyor. Fakat orası dikkatli bir şekilde okunursa, bu hüküm, islâm ahkâmının bütün emirlerinin tatbik edildiği zaman içindir. İslâmiyetin bütün hükümleri her yerde câri olduğu zaman vakıflar devreye girer. O zaman sigortaya ihtiyaç yok idi.
[ad_1]
Kesin. Bütün kitâplar taranmış ve ehl-i sünnet âlimlerinin ittifak hâlinde bildirdikleri yazılmıştır.
[ad_1]
Se’âdet-i Ebediyyenin imlada dikkat ettiği bir husus vardır. Bu Se’âdet-i Ebediyye kitâbına mahsûs bir hâldir. Bunu hazırlayan zât “rahmetulllahi teâlâ aleyh” o kadar güzel hazırlamış ki, latin harfleri ile okurken bile, Kur’an alfabesindeki harflerin karşılığı mümkün mertebe seçilmiş ve yazılmıştır. Bütün bunlara rağmen, Tam İlmihâl Se’âdet-i Ebediyyeye, başka bir alternatif olmadığı için bu dualar latin harfleri ile yazılmıştır. Bunlar ezberlendikten sonra, bilenden mutlaka dinlenmelidir.
[ad_1]
Yurt içinde 30 öğrenci yurdumuz bulunmaktadır. Son 4,5 sene içerisinde, yurtiçinde artan vekaletleri, yurtdışına taşıdık. Yurt dışında fakir olduğunu bildiğimiz kimselere, vekaleten kestiğimiz etlerden dağıtmaktayız. Türkiye’de uzun yıllar Amasya suluova entegre tesislerinde kesimler yaptık. Son 5 yıl içerisinde ise Afyon Bolvadin’de kesimlerimizi yapmaktayız. Bizim vekalet zarflarımız bulunmaktadır. Vekaletini alacağımız kimseye, yetkili arkadaşlarımız bu vekalet zarfında yazan; ”Kurbanımı almaya, aldırmaya, kesmeye, kestirmeye ve dilediğine vermeye, Tahsin Ekinci, Talip Alpsoy, Şaban Çakır ve Adem Gültekin’in her birini münferiden umumi vekil tayin ettim.” ibaresini okutur. Bu şekilde vekaleti alırız. Kesimlerimiz yurtdışında nerelerde yapılıyor, şeklinde süâl edilecek olursa; mesela bu sene Afrika’da 5 ülkede kesim yapmayı planladık. Bu 5 ülkeden birincisi; Etiyopya yani Habeşistan’dır. Malumunuzdur ki, bizim kültürümüzde Etiyopya, Bilal-i habeşi hazretlerinin radıyallahü teâlâ anh ve Necaşi hazretleri -ki eshab-ı kiram efendilerimizden hicret edenlere kucak açan mübarek insanın- mübarek memleketi, Habeşistan olarak bilinir. İkincisi, Somali’dir. Şuanda büyük bir insanlık dramı yaşanmaktadır. Açlıktan ve susuzluktan ölen binlerce çocuğun, kadınların bulunduğu bir ülkedir. Diğer üç ülke ise; Sudan, Moritanya ve Kenya’dır. Yeri gelmişken, geçen yıl ki, Somali ziyaretimizde, oranın halkı bizlere; ”Burası eski Habeşistan topraklarıdır. Biz medine-i münevvere’deki müslümanlardan evvel iman ile şereflenmiş ve resûlun aleyhisselâm, mübarek eshabına aleyhimürrıdvan kucak açmış bir toplumuz. Şuanda çok sıkıntıdayız. Bizi unutmayın” dediler. Biz de bu sebeple, bu sene Somali’ye ağırlık verdik. İnşâallahü teâlâ orada çok sayıda kurban kesmeyi planlıyoruz. Asya’da ise Hindistan ve Afganistanda kesimler yapmayı planlıyoruz. Afganistan’da Allahü teâlâ kısmet ederse bu sene altıncı senemiz olacak. Afganistan maalesef ülkemizde pek bilinmiyor. Afganistan bir Türk yurdudur. Türkistan denilen coğarafyanın, deyim yerindeyse kalbidir. Büyük Türk sultanı Mahmud Gaznevi hazretlerinin rahimehullahü teâlâ kabrinin olduğu yerdir. Şuanda burada ihlas vakfının öğrenci yurtları bulunmaktadır. Ayrıca, bizim desteklediğimiz, beraber çalıştığımız İpek Yolu vakfı’da bulunmaktadır. Afganistanın Başkenti Kabil’de, Şibirgan’da ve Meymene’de 7 Öğrenci yurdumuz açıldı. Oradaki öğrencilerin lise ve üniversite eğitimi almaları için destek veriyoruz. İnşâallah bu sene orada 220 büyükbaş hayvan kesmeyi planladık. Şuanda kurbanlıkların tamamına yakınını almış bulunmaktayız. Buradaki öğrencilerimiz 30 sene iç harp sebebi ile muhtaç durumdalar. Hakeza Etiyopya [Habeşistan] ve Somaliden gelen öğrencilerde aynı durumdalar. Moritanya, Batı Afrika’da bulunan ülkedir. Kenya’da bu şekilde. Kenya’ya, Somaliden milyonlarca insan göçü yaşanmaktadır. Bu kimseler fakir oldukları için yurtlarımızda ücretsiz olarak kalmaktalar, hizmetlerden yararlanmaktadırlar. Elimizden geldiğince yardım etmeye çalışıyoruz. Oradan bizim ülkemize gelen fakir durumda olan, muhtaç durumda olan kimseler burada, Türk kültürünü, Osmanlı ve Selçuklu tarihini, örf ve adetlerimizi öğrenerek, kendi yurtlarına bir nevi bizim elçilerimiz olarak geri dönüyorlar. Ve çok büyük hizmetler yapıyorlar. Somali’de kurulan vakfın adı; İhlas walfare foundation (İhlas Sosyal Yardımlaşma Vakfı) konuldu. Etiyopya’dakine ise; Mümbit Derneği konuldu. Mümbit, çok verimli, çok bereketli manâsına gelir. Çok verimli, çok bereketli hizmetlerin olması için bu isim verildi. Afganistanda ise daha evvel bahsettiğimiz gibi İpek Yolu Vakfı adı verildi. Buraya gelen öğrencilerimize en az 5 yıl eğitim vermekteyiz. Bu 5 yılın, 1 yılı tömere yani Türkçe eğitim merkezlerine giderek, Türkiye Türkçesini öğrenmekle geçiyor. 4 yıl ise fakülte hayatı olarak geçiyor. Tıp fakültesi gibi bir eğitim hayatı varsa; 6 yıl’a çıkıyor. Çok şükür, bu hizmetler vesilesi ile pek çok genç yetişip, ülkelerine döndüler. Ve pek çok hizmetlerin yapılmasına vesile oldular, oluyorlar. Bu da bizi çok sevindiriyor. Bazı yurtlarda bir öğün, sadece sabah kahvaltısı, bazılarında iki öğün verilirken İhlas Öğrenci yurtlarında üç öğün yemek verilmektedir. Kurban vekaletlerini bize verenler bu öğrencilerimizin yetişmesinde büyük rol oynamaktadırlar. Ayrıca vekalet verenlerin, vekaletini verdiği kimselerin sadece isimlerini bilmesi kâfidir. Son olarak, bize vekaletini verenler, cep telefon numaralarını yazarlarsa, yapılan kesimlerin, ne zaman, nerede, hangi saatte yapıldığını onlara SMS olarak bildiririz.