[ad_1]
Edemez. Allahü teâlâ kendisine îmân eden kullarından doğru söylemelerini emrediyor. Bu hepimiz için emirdir. Dolayısıyla, ne olursa olsun yalan söylememelidir. Bir kimsenin fık-ı fücûru da varsa, onu artısıyla ve eksisiyle beraber anlatmalıdır. Çok iyi bir kimse denmez. İyi diyebilmek için artılarının fazla olması lâzım. İnsanlarla münasebetlerinde, alış-verişte, yemede, içmede, Allahü teâlânın kullarını mı kayırıyor, yoksa kendi nefisini mi kayırıyor. Bunların belli olması lâzım. Zaten insanlar yüzde elliden fazla iyilik görüyorsa, buna biz iyi deriz.
Fâsık, fıskı her taraftan bilinen birisine iyi insan denmez. Yalan söylemiş oluruz, yanlış olur.
Tanımadığımız bir cenazeye iştirak etsek, biz orada mazuruz. Sadece hüsn-i zan ederiz. Îmânını kurtardıysa, sonu iyi olur deriz. İyi kelimesini iyi yerde kullanmak lâzım.