İki tane dükkanımız vardı. İkisi de iflas etti. Çok zor duruma…

[ad_1]

Takdir-i ilâhi. Cenâb-ı Hak bir ni’met verir, bu ni’metin kadir ve kıymeti bilinmezse, şükredilmezse, bu ni’met yerli yerinde kullanılmazsa, elden alır, acı azab eder. Hâl böyle olunca, ya zekâtını doğru vermedik, ya başka bir şekilde harâmlara düştük, harâmlarda isrâr ettik, sonra işlerimiz ters gitmeye başladı.

İnsanlar başarısız olunca, hemen nazar oldu, büyü oldu, diye yükleniyorlar. Nazar hakdır, büyü de vardır. Ama cenâb-ı Hak dilerse tutar. Büyü ile alâkalı olarak, (Tam İlmihâl Se’âdet-i Ebediyye) kitâbında bildirilenler okunursa, [gerçekten birisi büyü yapmışsa, o da tutmuşsa] bi-iznillahi teâlâ o büyü çözülür. Şuna buna gitmeye gerek yok. Samimiyetle okunursa netice hâsıl olur.