[ad_1]
Bu vesile ile Onların hayatından birkaç nakil yapalım:
Hüseyin Hilmi Efendiye, “Her din büyüğü kendine bir hadis-i şerifi rehber edinmiş. Siz hangi hadis-i şerifi kendinize rehber edindiniz?” diye sual ediliyor. Cevaben; Kardeşim biz “Helekel müsevvifun hadis-i şerifini rehber edindik” buyurmuşlar. Helekel müsevvifun yani sonra yaparım diyenler helak oldu. Onun için Enver abiler anlatırlardı; “Hocamızın lügatında yarın yok.” Hatta şu misali vermişlerdi; Bir gece yarısı kapım çalındı. Saat gecenin 2’si. Kalktım, baktım kapıda Mübarek Hocamız. Bana dediler ki: “Kardeşim rahatsızlık verdik. Ama ilmihale ilave yaptık. Vefat edebiliriz, bu ilaveyi birine emanet etmemiz gerekti. Bunun için size teslim edersek, bu gece rahat uyuyabiliriz” diye o ilaveyi teslim etmişler. Enver abiler ; “Teslim ettiler ama sonra ben uyuyamadım” diye gülerek anlatmıştı. Dolayısıyla onların lügatında yarın, sonra yaparız yok. Bir günde Hüseyin Hilmi Işık hazretleri Işık Kitabevine teşrif ediyorlar. Daha önce ismi öyleydi, sonraları Hakikat Kitabevi olarak değiştirildi. Bakıyorlar iş yerindeki masanın üzerine dağınık. Ve üzerinde toz var. Hiç oturmuyorlar. Ve “Tozun olduğu yerde (dağınıklığın, temizliğin olmadığı yerde) şeytan olur. Şeytan olan yerde de biz olmayız” deyip, oradan ayrılıyorlar. O kadar hassaslar. Taviz vermiyorlar. Hem oradaki kişiye de ders veriyorlar. Bir daha hatırından çıkmaması, dikkat etmesi için böyle yapıyorlar. Enver Ören abilerde düzensiz, intizamsız şeylere karşı çok hassastılar. Bir masanın yamuk olduğunu, dağınık olduğunu görseler hemen kalkıp orayı düzeltirlerdi. Ve şöyle naklederlerdi: “Peygamber efendimiz aleyhisselâm zamanında cenaze defnediliyor. Eshab-ı kiram efendilerimiz defin işlerini hallediyorlar. O sırada Resulullah efendimiz kabirde bir boşluk görüyorlar. Bizzat kabre inip, o kabirdeki boşluğu düzeltiyorlar.” Talimat verebilirlerdi ama bizzat kendileri indiler ve kabirdeki o boşluğu düzelttiler. Zira bu daha tesirlidir. O kadar tesirli ki bizim zamanımıza kadar geliyor ve bizde de tesir meydana getiriyor. Şunu şöyle yapın demiyorlar. Varisleri de böyle. Allahü Teâlâ rahmet eylesin, Hüseyin Hilmi Efendiye’de, Enver abilere de. Cenab-ı Hak şefaatlerine nail eylesin. Onların naklettiklerinle, buyurduklarınla amel edebilmeyi hepimize nasip ve müyesser eylesin.