[ad_1]
Hanefi mezhebinde olup da, diş dolgusu veya kaplaması sebebi ile mâlikî mezhebini taklid eden bir kimse, mâlikî mezhebinin gusülde, abdetde ve namazda farz dediklerine uyacak. Ayrıca, guslü, abdesti, namazı bozar dediklerinden de sakınacak. Diğer hususlarda kendi mezhebinin bildirdiği hükme tâbi olacak.
Gusülde, mâlikî mezhebi hanefi mezhebinden ayrı olarak niyet farz demiş. Zaten bizim mezhebimizde sünnet idi. Elimizi yıkarken, yani başlarken niyet edeceğiz. İkincisi delk [yani vücudu ovmak], üçüncüsü muvalat [yani peşpeşe yıkamak], bir de başı yıkarken saçların dibine suyu ulaştırmak, yani parmaklarımızla saç aralarını hilâllemek. Gusülde bunlara riâyet ediyoruz. Başka bir şey söz konusu değildir.
Abdestde, başlarken veya yüzü yıkarken niyet etmek farzdır. Hanefi mezhebinde sünnetdir. Sonra delk, muvalat, başın tamamını mesh etmek. Bunun dışında abdestde başka bir durum söz konusu değildir.
Namazda ise, hanefi mezhebi ile mâlikî mezhebinin bu konuda herhangi bir ayrılığı söz konusu değildir. Zaten dört mezhebde de aynıdır, sadece hükümleri farklıdır. Bir tek dikkat edeceğimiz husus, namazın son oturuşunda ettehıyyâtüyü okuduktan sonra selâm vermeden kalkıp gitsek hanefi mezhebine göre bu namaz sahih olur. Fakat mâlikî mezhebinde selâm vererek namazı bitirmek farzdır. Selâm vermeden kalkıp gitmiş olsak, o namazı tekrar iâde etmemiz gerekir. Hanefi mezhebinde sahihdir, ama mâlikî mezhebinde değildir, çünkü selâm vererek namazı bitirmek farzdır. Bunlara riâyet edeceğiz.