[ad_1]
Alt yapı göçünce.. Eğer alt yapı olmuş olsa idi, böyle bir soru hâtırınıza gelmez, bunu sormazdınız. Bu (İbni Âbidîn)de var. Geriye dönük niyet yapabilmek için, o işin şartları taklil edilecek mezhebe uygun ise bu denebilir. Geriye dönük olarak, mâlikî mezhebinin farzları tamam, guslü bozar dediklerinden sakınılmış, mâlikî mezhebinde abdestin farzları yapılmış, bozar dediklerinden sakınılmış ise, demek ki mâlikî mezhebinin gusül ve abdestdeki şartları yerine getirilmiş. Namaz kılarken de mâlikî mezhebinin şartlarına riâyet edilmiş ise, şartlar oluşmuştur. Bu şartlar yapılmış ise geriye dönüp deniyor ki, (Ben mâlikî mezhebine göre bunları aldım, yaptım, kıldım) denebilir. O zaman sahih olur. Yoksa sizin hâtırınıza gelen gibi hiçbir şey başı boş değildir.
Allah teâlâ her şeyi düzenli yarattığı gibi, gönderdiği dinler de nizamlıdır, intizamlıdır, kurallıdır, kâidelidir. Müctehid âlimleri de bu kuralların, kâidelerin hepsini bildirmişler. Din bilgilerindeki alt yapıyı göçürdükleri, senelerdir de bu bilgiler verilmediği, mezhebsizlerce bu alt yapının oluşmamaısı için çalışmalar devam ettiği için zihinler berraklığını kaybediyor, bulanık oluyor. Bulanık zihinle de bir şeyin doğrusunu bulmak mümkün değildir.
Netice olarak, bir mezhebi taklid ettim diyebilmek için, o konuda, o mezhebin şartlarını yerine getirmek gerekir. Aksi hâlde hiçbir faydası olmaz. Bir kimse kendi mezhebinin gusüldeki, abdestdeki ve namazdaki sünnetdir, müstehabdır diye bildirilenlere riâyet edilince diğer mezheblerdeki farzlar da yerine gelir.