[ad_1]
Her yaratılan mahlûkatın bir vazifesi vardır. İnsanın da, nefsin de, şeytanın da vazifeleri vardır. Herkes bir iş için yaratılmıştır. Bu dünya imtihan yeridir, hak ile bâtıl karışıktır. Böyle durumlarda yapılması gerekenler şunlardır;
1- (Tam İlmihâl Se’âdet-i Ebediyye) kitabını defâat ile okumalıdır.
2- Tevbe, istiğfar etmelidir.
3- Böyle gel gitler olduğu zamanlarda abdest alıp, iki rek’ât namaz kılmalıdır ve namazın ardından, başında ve sonunda üç salevat-ı şerife getirerek; üç İhlâs, bir Fâtiha okumalı ve bunlardan hâsıl olan sevabı (Tam İlmihâl Se’âdet-i Ebediyye) kitabının 969. sahifesindeki büyük âlimler şiirinde geçen silsile-i âliyye büyüklerinin ruhuna hediye etmelidir. (Yâ Rabbî, ben dînimi doğru olarak öğrenmek istiyorum, beni bozulmaktan koru!) diyerek silsile-i âliyye büyüklerinin yüzü suyu hürmetine cenâb-ı Hakka niyâz etmelidir. ”Allahümme ya Mukallibel kulûb, sebbit kalbî ala dînik” (Ey kalbleri bir hâlden bir hâle çeviren Rabbim. Benim kalbimi, dîninde sâbit kıl!) düâsını da okumalıdır.