[ad_1]
Tegânni ve müzik bahsinde âyet-i kerîmeler ve hadîs-i şerîfler zikrediliyor.
[ad_1]
Tegânni ve müzik bahsinde âyet-i kerîmeler ve hadîs-i şerîfler zikrediliyor.
[ad_1]
Salevât-i şerife, kelime-i tevhid, kelime-i tenzih.. okunabilir. Fatiha-i şerifeyi bile dua niyeti ile okuyabilirler.
[ad_1]
Bozulmaz. Kurumuş, vücut ile irtibatı azalmış yara kabuğunu çıkarmak abdesti bozmaz. Zaten vücut ile irtibatı olan veya az da olsa hala vücuttan beslenen kabuk zor çıkar ve kanar, bu durumda abdest bozulur.
[ad_1]
Osmanlı’dan sonra dini konular unutuldu. Ehl-i sünnet kelimesi dahi unutuldu. Allahü teâlâ ecdadımızın hürmetine bu millete acıdı ve bu coğrafya Seyyid Abdülhâkim Arvâsi hazretlerini gönderdi. Onlar’da Hüseyin Hilmi Işık hazretlerinin yetiştirdiler. Ve onlar vasıtası ile Allahü teâlâ burada din-i islamı yaydı. Ehl-i sünnet nedir, nasıl olur, o büyükler vasıtası ile öğrendi insanlar. Bid’at ehl-i, din-i islamı bozmak isteyenler elbette bu büyüklere düşman olurlar ve saldırırlar. Bunlara itibar etmemelidir. Kitapları okumaya ve anlatmaya devam etmelidir. Karşı çıksalar da devam etmelidir.
[ad_1]
Tam İlmihal Seadeti Ebediyye kitabı 3 kısımdır. Büyü için okunacaklar, yapılacaklar 3.kısımda anlatılmıştır. 782.sayfada (Sihr) yazısından itibaren okunabilir. Mesela burada herkesin yapabileceği, pratik bir yol bildirilmiş:
Başında ve sonunda 3 defa Salevât-ı şerîfe olmak üzere;
7 Fâtiha,
7 Âyet-el-kürsî,
7 Kâfirûn sûresi,
7 İhlâs-ı şerîf,
7 Felak ve
7 defa Nâs sûreleri okunur.
Büyü olan kişinin üzerine üflenir. Sonra tekrar okunur; büyülenmiş kimsenin evine, yattığı odaya, bahçeye üflenir. Buna birkaç gün devam edilir. Eğer gerçekten üzerinde büyü var ise kişide bir hafifleme meydana gelir. Buradan büyü olduğu anlaşılır. Ve okumaya devam edilir. Okunduğu hâlde hiçbir değişiklik meydana gelmiyorsa, psikolojik olduğu anlaşılır. Doktora gidilmesi gerekir.
[ad_1]
Okunmayacak kadar küçük yazılı Mushaf-ı şerifleri almamalı, alındıysa bunları yakmalı veya basılmayacak yere gömerek imha etmelidir. Aynı şekilde diğer uygunsuz kitapları da bu suretle imha etmelidir. Ayrıca bunlar kağıt geri dönüşüme de verilebilir. Yalnız şunu da hatırlatalım: El kadar olan Mushaf-ı şerifler oluyor, buradaki yazılar okunuyor, murad edilen bunlar değil, bunlar alınır. Orada murad edilen, muska kadar küçük mushaflardır. Bunları çocuğun altına koyanlar oluyor, bu asla caiz değil. Çocuğun çarpılmasına bile sebep olur. Başının altına ayet-i kerime koyanlar oluyor bu da asla yapılmamalıdır. Bu bildirdiklerimize dikkat etmeli, Mushaf-ı şerife, ayet-i kerimelere hürmet etmelidir.
[ad_1]
(Tam İlmihal Seadet-i Ebediyye) kitabında yorum yok. Elmalı tefsirinden, (Mezahib-il-erbe’a)dan misal gösterilmiş, Müncid ismindeki lügat kitabından da ne anlama geldiği bildirilmiş. Ayet-i kerime ve hadis-i şerifler de zikredilmiş. İbni Abidin de zaten yankının ne olduğu uzun uzun bildiriliyor. Bütün bu nakillere rağmen yorum deniyorsa.. Hoparlörün caiz olduğuna dair bir tane delil yok. Sıkışıldığı zaman, (Peygamber efendimiz de olsa idi bunu yapardı!). O zaman haşa, Peygamber efendimiz “aleyhissalâtü vesselâm” yalan söylemiş oluyor. (Dünyanın başlangıcından sonuna kadar olmuş olacak her şeyi Rabbim Bana bildirdi. Ben bildirilmesi lazım olanları size bildirdim) buyuruyor. Ehl-i sünnet alimleri üstünü çizerek buyuruyorlar ki, (Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” efendimizin vazifesi tebliğ idi. Bildirilmesi lazım olan her şeyi bildirdi. Aksi hâlde eksi olur, noksan olur). O zaman Resûlullah efendimiz, ileride böyle âlet çıkacak, kullanın buyururdu. Böyle bir şey olmadığına göre, demek ki yalan söylüyorlar.
Yorumu kendileri yapıyorlar, (Tam İlmihâl Se’âdet-i Ebediyye)yi suçluyorlar. Tabii, doğrunun düşmanı çok olur. Îmân kıymetlidir, hele îmânın içinde olan ehl-i sünnet itikâdı daha da kıymetlidir. Buna sahip olunca, düşmanı da çok olur. Yolumuza, biz anlatmaya da devam edeceğiz.
[ad_1]
(Tam ilmihâl Se’âdet-i Ebediyye) kitâbı, hanefi mezhebinin temel fıkıh kitâbı olan İbni Âbidîn esas alınarak hazırlanmıştır. Bini aşkın islâm âliminin kitâbından bilgiler nakledilmiştir. Ehl-i sünnet âlimlerinin kitâblarından nakli esas almıştır. (Tam ilmihâl Se’âdet-i Ebediyye)yi hazırlayan zâtın, (Hüseyin Hilmi Efendinin “rahmetullahi teâlâ aleyh”) kendi yorumu, görüşü değildir. Köşeli parantezle açıklanan bazı yerler de, diğer islâm âlimlerinin kitâblarından alınarak konmuştur. Dolayısıyla (Tam ilmihâl Se’âdet-i Ebediyye) kitâbının özelliği, husûsiyyeti nakli esas alması, Ehl-i sünnet i’tikâdını anlatmasıdır. İlk elli, yüz sayfalarında i’tikâd bilgileri anlatılır. Ondan sonra da bir müslümana lâzım olacak bütün fıkıh bilgileri, namaz, oruç, zekât, hac, (Bunlar ibâdât kısmı) sonra bey’ ve şirâ, (muâmelât kısmı) hayz ve nifâs bahsi, ferâiz bahsi ve okunması gereken duâlar, sihir, nazar, büyü dâhil hepsi vardır. Ayrıca birçok islâm âliminin ve meşhur olan kimselerin hayatları da bu kitâbda vardır. Hüseyin Hilmi Efendi “rahmetullahi teâlâ aleyh” bu kitâblara ömrünü vermiştir. Başka bir kaynağa gitmeye gerek yoktur.