Teheccüdde kalkmanın hükmü nedir, kalkmak zorunda mıyız?

[ad_1]

Sünnetdir, nâfile bir ibâdetdir. Farz değildir, vâcib değildir. Hele nefsi îmân etmemiş kimseleri hemen aldatır, kibre ve ucba sürükler. Onun için biz beş vakit namâzımızı kılarız, kazaya kalan namâz borçlarımızı öderiz. Zaten teheccüde kalkacak duruma gelen, söylemez ve sormaz. Kimse bile anlamaz onu.

Teheccüd nereye kadar kılınabilir?

[ad_1]

Gecenin son altıda biri ifadesi kullanılıyor. Meselâ akşam 17.00’de, imsak da 05.00’da olsun. O zaman arada 12 saat var. Bunu altıya böleriz, 2 saat. Bu kadar da imsaktan geriye geliriz, 03.00 olur. Yani 03.00’den 05.00’a kadar teheccüd zamanıdır. O vakitte kalkmak, ibâdet yapmak çok kıymetlidir.

Teheccüd muhakkak uykudan uyanarak mı kılınmalıdır?

[ad_1]

Teheccüd uykuyu terk etmektir. Diyelim ki, bir kimse rahatsızlığı sebebi ile gündüzleri uyudu, gece uyumuyor. Teheccüd vakti namaz kılarsa, teheccüd namazı kılmış olur. O vakitte kaza namazı kılınınca, teheccüd yerine de geçer.

Tefekkür etmek istiyorum, bir türlü edemiyorum. Sebebi ne olabilir?

[ad_1]

Tefekkür, Allahü teâlânın yarattıklarını düşünerek ibret almaktır. Yanî, bir ağaca, nehire, gökyüzüne bakıldığı zamân, Cenâb-ı Hakkın kudretini temâşâ etmek ve kendi âcizliğini anlamaktır. Tefekkürden murâd budur. Yoksa, hindi gibi düşünmek değildir. Baktığımdan ibret alamıyorum, kendime pay çıkaramıyorum diyorsanız, o zamân kalb kararmış demektir. Sonra tövbe istigfâra devâm edeceksiniz. Geceleri kalkıp istigfâra devâm edecek, ağlayamasanız bile kendinizi ağlatacaksınız. Sadaka vermeye, islâm âlimlerinin, Ehl-i sünnet âlimlerinin kitâblarını dağıtmaya devâm edeceksiniz. O zamân önünüzdeki zulmet perdeleri kalkar. Ağızınıza girene ve çıkana dikkat edecek, yalan söylemeyecek, gıybet etmeyecek, harâm lokma yemeyeceksiniz. Bunlara devâm etmek sûretiyle, imâm-ı Rabbânî hazretlerinin (Mektûbat)ını da her gece okuyacaksınız. Böylece o kitâbı okudukça kalbinize nûr gelir. Kalbinizdeki zulmet, karanlık, yavaş yavaş aydınlığa doğru açılmaya başlar. İşte o zamân da, baktığınız şeye ibretle bakar, ölümü düşünürsünüz. Tefekkürden murâd ne ise, hepsi hâsıl olur.

Tedâvî maksadıyla Ordudan İstanbula geleceğim. Ne kadar kalacağım belli değil. Bu…

[ad_1]

Ordudan çıkar çıkmaz, İstanbula gelinceye kadar seferisiniz. İstanbula geldiğniz zaman da seferiliğiniz devam ediyor. Muayene olunca, iki gün sonra tekrar gel, yarın yine gel…, diye bir sene boyunca bu şekilde devam etmiş olsa hep seferiliğiniz devam eder.

Tecvitli kuranı kerimi öğrenemedim bildiğim gibi okusam olur mu?

[ad_1]

Mânayı bozmayacak şekilde biliyorsanız, diğer tecvid kâidelerini bilmeseniz bile, iki şeye riâyet edeceksiniz. Harfleri yerinden çıkarır ve med-i tabîlere riâyet ederseniz, düzgün okur, o zaman da mâna bozulmamış olur.