[ad_1]
Olur tabii. Fabrikanın kuralları geçerlidir. Siz ona mâni olamazsınız. Siz ondan korunmak için çâreler ararsınız.
[ad_1]
Olur tabii. Fabrikanın kuralları geçerlidir. Siz ona mâni olamazsınız. Siz ondan korunmak için çâreler ararsınız.
[ad_1]
Tabiî. Meselâ yirmi kişi, bir kişiye vekâlet (sadaka-i fıtramı vermek üzere seni vekîl ettim, diye) vermiştir. O çeyrek altını fakîre verirken veyâ devrini yaparken, [yirmi kişiyi tek tek saymasına gerek yok] vekîli bulunduğum kimselerin sadaka-i fıtrası olarak bu altını sana verdim, denir.
[ad_1]
Getirebiliriz. Getirmesek de bir mahzuru yoktur.
[ad_1]
Tesbihat ve dua abdestsiz de yapılabilir. Ama, abdestli yapmak daha evlâdır.
[ad_1]
Hiçbir mahzuru olmaz.
[ad_1]
Mezheblere göre hüküm farklı. Hanefî mezhebinde tehıyyâtı okumak vâcibdir, ama kade-i âhirede tehıyyât okuyacak kadar oturmak farzdır. O farz yerine gelince namaz oluyor. Hanefî mezhebinde kurtarır. Diğer mezheblerde de farklı hükümler vardır. Ama bunu kestirip atmak uygun değil. Hatta kunût duâları vâcib olduğu hâlde, onun yerine başka şeyler var. Fakat tehıyyâtı ezberlemek lâzımdır. (Tehıyyâtı bilmeyenin namazı olmaz) diyen, belki bunun ehemmiyyetini bildirmek istemiştir.
[ad_1]
Hanefi mezhebinde câizdir, denebilir.