[ad_1]
Bid’at olmaz, bir mahzuru da olmaz.
[ad_1]
Bid’at olmaz, bir mahzuru da olmaz.
[ad_1]
Önceki hâlini red eder. Böyle şeyler var ise, onları da imhâ eder. Başkasının eline geçmesine, başkasına baktırmasına gerek yok. Sû’i zanna da sebebiyet verir.
[ad_1]
Bunun doğrusu Abdülaziz’dir. Böyle konulması gerekir. (Azizin kulu) manâsındadır. Ama Aziz olarak da koymak caizdir.
[ad_1]
Üçbuçuk yaşındaki çocuğa abdest aldırıp da zora sokmamalıdır. Çocuğa teyemmümü öğretmelidir. Duvar abdesti deniverir. Mesûl da olmadığı için buna alıştırılır. Bülûğ çağına yakın zaman zaman abdest aldırılır.
[ad_1]
Toruna zekât verilmez. Üsûl [anne baba, dedeler, nineler] ve fürû’a [çocuklar, torunlar] zekât, sadaka-i fıtr, adak verilmez.
[ad_1]
Hayır, usul ve furu olanlar oturamazlar, bu caiz olmaz. Usül, ana-baba, bunların ana-baba, dede ve büyük anneler. [Ananın anası ve babanın anası, bunların anaları.] Füru ise, evlatlar, bunların çocukları ve torunlarıdır.
[ad_1]
Siz ektiğiniz için verebilirsiniz. Anneniz verebilir.
[ad_1]
Merada veyâ kendi toprağında bulanın olur. Ama kanunlar var. Devlete bildirilmesi lâzım.