Tv de, Kabede kadınların kollarının açık olduğunu görüyoruz. Burada böyle hareket…

[ad_1]

Hacca gidecek kadının da, erkeğin de, haccın farzlarını, vâciblerini, sünnetlerini, müfsidlerini çok iyi bilmesi lâzımdır. Kadın mahremsiz oraya gidemez. Gittiği zaman da orada harâm işlememesi, tavafı erkeklerle karışık yapmaması kitâplarda açıkça bildiriliyor. Dolayısıyla bu yapılanların hiçbirisi meşru değildir. Onun için hanımların gitmesi uygun değildir. Erkeklerin de alt yapısı olmadan gitmeleri uygun değildir, çünki imânını bırakıp gelirler. O görüntülerin hepsi uygun değildir, harâmdır.

Tv de bir hoca, Hud suresinin 107. ayet-i kerimesini delil göstererek,…

[ad_1]

Kendi kafasına göre anlatmış. Halbûki Kur’ân-ı kerîmde, (Ebedâ) ifâdesi geçiyor. Cehennemin ebedî olduğu sık sık tekrar ediliyor. Bahsetteği âyet-i kerimeyi de, kendi kafasına göre yorumlamış. Âyet-i kerimelere kendi aklına göre, kendi düşüncesine göre manâ veren, âyet-i kerimede böyle bildiriliyor diye açıklamaya kalkanlar için, bir hadîs-i şerifde, (Böyle bir kimse Cehennemdeki yerine hâzır olsun) buyruluyor, diğer bir hadîs-i şerifde de, (..kâfir olur) buyruluyor. Çünki âyet-i kerimeleri açıklayan hadîs-i şeriflerdir. Peygamber efendimizin “aleyhissalâtü vesselâm” sözleri, Kur’ân-ı kerîmin tefsîridir. Zaten hadîs-i şeriflerde uzun bildirilmiş ama, âyet-i kerimede de Cehennemin sonsuz olduğu çok açık, net bildirilmiş. Bu ve bu şekilde konuşanlar, iyi araştırıldığı zaman kesin mezhebsizdir. Ehl-i sünnet âlimlerinin kitâplarından nakli esâs almıyor, kendi kafasına göre yorumluyor.

Cennet ve Cehennem de, ikisi de sonsuzdur. İkisi de cenâb-ı Hakkın yarattığı mahlûkattır. Yarattıklarının içerisinde ikisini sonsuz kılmayı ezelde dilemiştir ve Allahü teâlâ va’dinden geri dönmez.

Tv de bir hoca, (İçkili iken, aklı başında ise namaz kılınabilir)…

[ad_1]

Kılabilir, yanlış söylememiş. Necâset namâza mânidir, aklın örtülmesi de namâza mânidir. O hâlde iken namâz kılınca borç ödenir, ama âhiretde, namâza âit olan ücret, ecir azalır. 

Tv de bir hoca, (Ben Mehdi değilim, ama ona benziyorum) dedi.…

[ad_1]

Hazret-i Mehdi evlâd-ı resûl olacak, üçüncü binin yenileyicisi olacak. İmâm-ı Rabbânî “kuddise sirruh” hazretleri çok açık ve net bildiriyor.

Tuvaletteyken hoparlör sebebi ile Ezanı işitiyoruz. Bunun sakıncası var mıdır?

[ad_1]

Maalesef zamanımızda hoparlörle vakitler ilan ediliyor, bu gibi zararları da tezahür ediyor. Böyle durumlarda eğer ki, çok sıkışık durumda ise tuvalete girilir. Ama beklenebilecekse, beklemek iyi olur. Hoparlörde okunan ezanın benzeridir, ona da hürmet gerekir.

Tuvalette vefât etmek hakkında bilgi verir misiniz, oraya melekler girmez diye…

[ad_1]

O anda iken ecel gelmiş olabilir. Ecelin ne zamân geleceğini bilemiyoruz. Bunlar zâhiren olumsuz şeylerdir. Cenâb-ı Hak ihsân eder, îmânlı gidebilir. Her helâda ruhunu teslim eden kimse için sû’i zân etmek uygun olmaz.

Tuvalete gitmekle abdest mi bozulurmuş diyen kimseye ne cevap vermelidir?

[ad_1]

Kişinin hayatında İslamiyet olmayınca böyle olur. İhtiyaç gidermekle abdestin bozulacağını bilmeyen kimse zaten Müslüman olmaz. Bir kimse ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarını okumazsa, böyle sözler sarf eder. O yüzden devamlı Hakikat Kitabevinin yayınlarını tavsiye ediyoruz. Bu kitapları almalı ve dağıtılması konusunda yardımcı olmalıdır. Kişi okur, okumaz orası bizi ilgilendirmez. Allahü teâlâ bu nimeti bize ulaştırdı, tanıttı; şükrü olarak biz de başkalarına ulaştırıp, tanımalarına vesile olacağız. Onun için Televizyon’da ve Radyo’da anlatarak ve kitapları dağıtarak bu nimetin herkese ulaşması için çabalıyoruz. Kişi dinler, bizi sever veya dinler, bize söver orası bizi ilgilendirmez. Hidayeti veren Cenab-ı Haktır. Biz bu bilgilerin yayılması için uğraşırsak, yarın mahşer günü: “Bana da bu kitapları tanıtsaydınız, bana da bu gazeteyi haber verseydiniz, ben de dinimi öğrenir, Cehennem azabına müstehak olmazdım” diye hiç kimse bizi itham edemez. Cevap verme konusunu gelince, bizi dinlemeyebilir. O yüzden müsait bir zamanda İslam Ahlakı kitabı hediye edilirse daha iyi olur. Bu vesile ile nasibi de varsa, okur, öğrenir, yolunu düzeltir.

Tuvalete çıkıp küçük abdestimi yaptığımda şehvetsiz olarak arkasından meni geliyor, bu…

[ad_1]

İdrarın arkasından gelen menî değildir, ona vedî denir. Vedî gusül gerektirmez.