[ad_1]
Evet, üç vakit hanefi mezhebinde tahrimen mekruh olan vakittir. Bazen de namaz kılması haram olan üç vakit ifadesi geçiyor. Çünki tahrimi mekruh harama yakındır.
[ad_1]
Evet, üç vakit hanefi mezhebinde tahrimen mekruh olan vakittir. Bazen de namaz kılması haram olan üç vakit ifadesi geçiyor. Çünki tahrimi mekruh harama yakındır.
[ad_1]
İbni Âbidîn de, (İbâdet yapıldıktan sonra da taklîd câizdir) diye ifâde geçiyor. O üç sene zarfında hanefî mezhebinin gusül ve abdestdeki sünnetlerini yerine getirmişseniz, geriye döner, (Yâ Rabbî! Aldığım guslü, abdesti mâlikîye uyarak aldım, kıldığım namâzları da mâlikî mezhebine uyarak kıldım) deyince, bunların hepsi sahîh ve kabûl olur. Mâlikî mezhebine uymadıysanız, şâfiî mezhebine uyarak da yapabilirsiniz. Yani ikisinden birisine şartlar uymuşsa, geriye dönüp bu şekilde taklîd ederek bunları da kurtarabilirsiniz.
[ad_1]
Kadının yalnız başına seyâhat etmesinde, Allahü teâlâ kadın kulunu koruduğu için, muhâfaza ettiği için ve yaratılış itibâri ile zayıf olduğu için cenâb-ı Hak o emri bildirmiştir. Zarûri bir durumda, müslümân bir erkeğin olduğu vâsıtada seyâhate izin verilmiştir.
[ad_1]
Üç değil, üçyüz kadın da olmuş olsa, yanında mahremi olmadan sefere çıkmaları hanefi mezhebinde caiz değildir. Zarûret olan hâller vardır ve onlar için de hükümler farklı bildirilmiştir. Şafii mezhebinde hacca gitmeye izin verilmiştir, sefere gitmeye yine izin verilmemiştir. Kuzen dediğiniz, dayı oğlu, amca oğlu…, bunlardan birisi ise, zaten mahrem değildir ki, caiz değildir. Mahrem olanlar, amca, dayı, abi…, bunlardır.
[ad_1]
Fıkıh kitâplarında anlatılırken bunlar zikredilmiyor. Şart değildir.
[ad_1]
Sûre olarak okunursa, Kur’an-ı kerîmdeki sırasına göredir. Önce Fâtiha okunur, sonra üç İhlâs okunur. Ama kitâblardaki yine buyuruluyor ki, Fâtiha-i şerîfe duâ olarak İhlâslardan sonra da okunabilir. Yani üç İhlâs, bir Fâtiha da okunabilir. Bir Fâtiha, üç İhlâs şeklinde de okunabilir. İkisi de câizdir.
[ad_1]
Peygamber efendimiz “aleyhisselâm”, Hazret-i Aişe validemize “radıyallahü teâlâ anhâ”; Her gece yapılması gerekenleri bildiriyorlar. Bunların arasında “Kuran-ı Kerim’i hatmeyle” buyurunca, Hazret-i Aişe annemiz: “Anam babam sana feda olsun Ya Resulullah! Bir gecede Kuran-ı kerimi nasıl hatmedebilirim?” deyince, Peygamber efendimiz cevaben; “Ya Aişe, 3 kere İhlas suresini okuyan kimse Kuran-ı kerimi hatmetmiş gibi olur” buyuruyorlar. Bazıları bu hadis-i şerifi baz alıp, tamam 3 kere İhlas-ı şerife’yi okuyayım, Kuran-ı kerimi hatmetmişim olurum diyor. O öyle değil. Dininizi Kur’andan, Hadislerden öğrenin diyenlere tabi olunursa böyle yanlışlık yapılır. Ehl-i sünnet âlimleri bu hadis-i şerifi açıklarken; “Hatmetmiş gibi sevaba kavuşmak ayrı, hatmetmek ayrıdır.” buyuruyorlar. Dolayısıyla üç kere İhlas suresini okumakla hatim olmaz. Hatim, bir kişinin, Kur’an-ı kerimi baştan (Fatiha suresinden başlayıp) sona (Nâs suresi de dâhil olmak üzere Nâs suresine kadar) kadar okuyup bitirmesi demektir.
[ad_1]
Üç gün arka arkaya tutacağım diyorsanız, bunu arka arkaya tutacaksınız. Üç gün oruç tutacağım diyorsanız, kendi âdetinize bakılır, daha önceki adaklarda peşpeşe tutmuşsanız, bunu da öyle kabul edersiniz. Arka arkaya demediyseniz ve ilk defa başınıza geliyorsa, ayrı ayrı da tutabilirsiniz.
[ad_1]
Olmaz. Hüseyin Hilmi efendi de “rahmetullahi teâlâ aleyh” (Herkese Lâzım Olan Îmân) kitâbında yahûdiliği ve hıristiyanlığı anlatmışlar. İslâm âlimlerinin kitâplarından alarak neşr edilmiştir. Harputlu İshak efendinin (Diyâ-ül-kulûb) kitâbını (Cevâb Veremedi) ismi ile neşr etmişler. Meselâ orada hıristiyanlık, yahûdilik anlatılıyor ve karşılaştırılması yapılıyor ve bunların ingilizcesi, almancası, fransızcası basılıyor, dünyânın her tarafına gönderiliyor. İslâmiyyetle karşılaştırılması yapılabilmesi için oradan okunur.