[ad_1]
Eğer Safa tepesine çıktığınızda say yapacağınızı kalbinizden biliyorsanız, niyet olmuştur. Dört mezhebde de bütün ibâdetler için esas olan kalben niyettir, dille söylemek değildir.
[ad_1]
Eğer Safa tepesine çıktığınızda say yapacağınızı kalbinizden biliyorsanız, niyet olmuştur. Dört mezhebde de bütün ibâdetler için esas olan kalben niyettir, dille söylemek değildir.
[ad_1]
Ehl-i sünnet itikadında olanları camide görevlendirmiyorlar. Kimseyle münakaşa etmeyiz. Onlara namaz teslim edilmez.
[ad_1]
Hanefi mezhebinde bir kimse, yüzdört kilometre ve daha uzaktaki bir mesâfeye gittiği zaman yolda ve gittiği yerde de onbeş günden az kalırsa seferi olur. Onbeş gün tam ve daha fazla kalırsa mukîm olur. Onbeş günden az kalınırsa ve kendi başına namaz kılınırsa seferi olarak kılınır. Öğle, ikindi ve yatsının dört rek’at farzları iki olarak kılınır. Câmiye gidilince, seferi bir kimse mukîm imâma uyduğunda dört kılınır. İmâm seferi ise, seferi olarak kılınır.
[ad_1]
Yapılacak olan ibâdetler bellidir. Birçok hac veyâhud da umre rehberi var. (Tam İlmihâl Se’âdet-i Ebediyye)de hac ve umre için ana hatlar bildirilmiştir. Onları bilmek kâfidir.
[ad_1]
Cin bazılarına musallat olur. Ana karnındaki çocuğa müdahale eder. İstiğfara devam edilir ve ümmü sübyan duası hamilelik döneminde taşınır.
[ad_1]
Fotokopi çekmek de câizdir. Mürekkeple yazılması lâzım olanlar da bildirilmiş. Bu dua, fotokopi çekilerek çoğaltılıp, yanımızda taşınabilir.
[ad_1]
Ana karnında iken cin musallat olup çocuğu boğabiliyor. Onun için Ümmü sıbyan diye bilinen bir duâ var. O duâ, bu şekilde hamile olan hanımlar tarafından yanında tanışırsa, Biiznillâhi teâlâ, korur. Bunlar sebeptir. Cenâb-ı Hak şifâ yaratırsa olur. Cenâb-ı Hak, çocuk dünyaya gelmesini murad etmiş ise, Ümmü sıbyan duâsı okunur, onu korur, çocuk dünyaya gelir. Ama murad etmemiş ise, bir vesile olur dünyaya gelmez. Biz kuluz, ne olduğunu bilemediğimiz için, Rabbimizin emrettiği sebeplere yapışmakla mükellefiz.