[ad_1]
Peygamber efendimiz “aleyhissalatü vesselam” zamanında böyle bir şey yoktu. Bunları sonradan uydurdular, sonradan koydular. Bunlara kaza borcu olan bir kimse, sünnet yerine kazaya niyet etmeli dersek, feryat ederler. Sünneti değiştiriyorsunuz, derler. Peygamber efendimizin “aleyhissalatü vesselam” sünnet-i seniyyesine bakalım. Peygamber efendimiz “aleyhissalatü vesselam” Medine-i münevverede cemaatle beş vakit namâz kılıyordu. Sahabiyye olan hanımlar kocaları vasıtasıyla haber gönderdiler. Yâ Resûlullah! Kocalarımız sizin arkanızda namâz kılmakla şerefleniyorlar. İzin verirseniz biz de Mescid-i nebiye gelsek, arkada Size ittibâ etsek. Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” efendimize haber gönderdiler. (Sizin, [yanî hanımların] evin bir köşesinde tek başınıza kıldığınız namâz, Mescid-i Nebide kılınan namâzdan üstündür). Gelmelerine izin vermediler. Peygamber efendimizin bildirdiği yol bu.
Şimdi Mevlana Celaleddin-i Rûmi hazretlerine şeb-i arûz diye, ne cinâyetler işleniyor. Çünkü Mevlana Celaleddin-i Rûmi hazretleri ıztırap içerisindedir. Türbesine bir sürü saz âleti sokmuşlar, sokuşturmuşlar. Mevlana Celaleddin-i Rûmi hazretleri ney çalmadı, dönmedi. Sema yapmadı. Mevlana Celaleddin-i Rûmi “kuddise sirruh” hazretleri, işi gücü bırakmış, Allahü teâlâyı zikretmeyi bırakmış, oturmuş kalemi almış eline şeyh efendi, dede efendi böyle yapacak, semazen efendi böyle yapacak, elini öyle kaldıracak, şöyle kaldıracak bir ömür boyu bunların kâidelerini yazmış, durmuş. Terbiyesizliktir bu. Sonradan birisi oturmuş bunları dizayn etmiş. Yok böyle bir şey. Mevlana Celaleddin-i Rûmi hazretleri dönmemiş, raks etmemiş. Böyle bir elbise giymemiş, sonradan uydurdular. Şimdi dokunduğun zaman sen Mevlanaya düşman mısın? Mevlana Celaleddin-i Rûmi hazretlerine böyle yapanlar düşmanlık ediyor.
Bunların doğrusunu Ehl-i sünnet âlimleri ve özellikle silsile-i âliyye denilen hazret-i Ebû Bekr Sıddık vasıtası ile gelen, Mevlana Halid-i Bağdadi, İmâm-ı Rabbâni gibi zatları bildirdikleridir. Meselâ bu zâtların kitâplarına, hayatlarına bakıyoruz, öyle hoplamak, zıplamak, ey ey diye bağırmak kendinden geçmek, Allah diye bağırmak yasak ediyorlar. Böyle bir şey de yok, ibadet değil. Böyle yerlere de gitmek uygun değildir.