[ad_1]
Zaten, Peygamber efendimiz “aleyhissalâtü vesselâm”, (Lezzetlere son veren ölümü çok hâtırlayınız) buyuruyor. Günâhdan sonra tövbede acele etmek veyâ bir namâz kazya kaldı ise bunu kaza etmede acele etmek lâzım. Peygamber efendimiz “aleyhissalâtü vesselâm” (Helekel müsevvifun) buyuruyor. (Sonra yaparım diyen helâk oldu).
Önceden düşünmek gerekir. İnsanlar nefslerine göre hareket ediyor, (Benim dediğim olsun) diyor ve karşı tarafın durumu göz önünde bulundurulmadan hareket ediliyor. Kavga iki diri arasında olur. Ancak haklılık oranı değişebilir. Böyle şeyler olup, helâlleşmek gerekince niye sonraya bırakılıyor? İnad, kin, hased kötü huylardır.
Seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazretleri, (Namâz Risâlesi)nde buyuruyor ki, (Cinlerin insanlardan on misli fazla olduğunu, yeryüzü hayvanlarının insanlardan ve cinlerden on misli fazla olduğunu, uçan hayvanların yerdeki hayvanlardan, insanlardan ve cinlerden on misli fazla olduğunu, denizdeki hayvanların uçan hayvanlardan, yerdeki hayvanlardan, insanlardan ve cinlerden on misli fazla olduğunu, yerdeki meleklerin denizdeki hayvanlardan ve uçan hayvanlardan, yerdeki hayvanlardan, insanlardan ve cinlerden on misli fazla olduğunu,
Birinci gökteki meleklerin, yerdeki meleklerden, denizdeki hayvanlardan, uçan hayvanlardan, yerdeki hayvanlardan, insanlardan ve cinlerden on misli fazla olduğunu,
İkinci gökteki meleklerin, birinci gökteki meleklerden, yerdeki meleklerden, denizdeki hayvanlardan, uçan hayvanlardan, yerdeki hayvanlardan, insanlardan ve cinlerden on misli fazla olduğunu,
Üçüncü gökteki meleklerin, birinci ve ikinci gökteki meleklerden, yerdeki meleklerden, denizdeki hayvanlardan, uçan hayvanlardan, yerdeki hayvanlardan, insanlardan ve cinlerden on misli fazla olduğunu,
Dördüncü gökteki meleklerin, birinci, ikinci ve üçüncü gökteki meleklerden, yerdeki meleklerden, denizdeki hayvanlardan, uçan hayvanlardan, yerdeki hayvanlardan, insanlardan ve cinlerden on misli fazla olduğunu,
Beşinci gökteki meleklerin, birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü gökteki ve yerdeki meleklerden, denizdeki hayvanlardan, uçan hayvanlardan, yerdeki hayvanlardan, insanlardan ve cinlerden on misli fazla olduğunu,
Altıncı gökteki meleklerin, birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü, beşinci gökteki meleklerden ve yerdeki meleklerden, denizdeki hayvanlardan, uçan hayvanlardan, yerdeki hayvanlardan, insanlardan ve cinlerden on misli fazla olduğunu,
Yedinci gökteki meleklerin, birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü, beşinci, altıncı gökteki meleklerle, yerdeki meleklerden, denizdeki hayvanlardan, uçan hayvanlardan ve yerdeki hayvanlardan, insanlardan ve cinlerden on misli fazla olduğunu; bütün bunların, Arş, Kürsi, Levh-i mahfuzdaki meleklerin miktarları yanında ise bir denizin bir damlası gibi olduğunu zihninde tut!), namâzdan önce düşün buyuruyor. Bunları düşününce hiçbir şey değiliz. Nesine kibirleneceğiz? Seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazretleri buyuruyor ki, (Bunları düşündükten sonra Allahü ekber de!). Bunları düşününce çok büyük bir ni’metle karşı karşıyayız. Cenâb-ı Hak bizi muhatap kılmış. Bütün bunlara rağmen rest çekmek, tavır almak olur mu?
Seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazretlerinin talebesi Hüseyin Hilmi efendi “rahmetullahi teala aleyh”, (İnsan ölürken bir hiç olduğunu anlar) buyuruyorlar.