[ad_1]
Bugün kurban bayramının üçüncü günü olması sebebiyle, hâlâ daha kurban kesemeyen varsa güneş batana kadar kesebilir. (Şâfi’î mezhebinde, dördüncü günü de kesilebilir).
Teşrîk tekbîrleri de devâm ediyor. Yarın [dördüncü günü] ikindi namâzı dâhil, farz namâzlardan sonra bir defa, (Allahü ekber, Allahü ekber. Lâ ilâhe illallah. Vallahü ekber, Allahü ekber ve lillahil-hamd) denir. Yirmiüç vakt devâm ediyor. Bu tekbîri söylemek de vâcibdir.
Bayramda ziyâret etmemiz lâzım olan yerler var. Büyüklerimiz var. (Anne, baba, hayatta ise dede, nine…) Bunların yanı sıra âhirete intikâl etmiş olanlar da var. Dirileri ziyâret ettiğimiz gibi ölüleri de ziyâret etmemiz, kabirlerin başına gitmemiz, gidemezsek hiç olmazsa bir Fâtiha, üç İhlâs okumamız gerekir. [Tabiî kabrin başına gitmenin ayrı bir özelliği var]. Eğer kabrin başına gittiysek, bir Fâtiha, onbir İhlâs okuyarak onları da hâtırlamamız gerekir. Bulunduğumuz şehirdeki daha önceden vefât etmiş olan din büyüklerinin kabirleri de ziyâret edilmelidir. Ziyâret edene de, edilene de faydası vardır. Ziyâret edene ölümü hâtırlatır, edilen de okunanlardan haberdar olur. Kabir ziyâreti yapılamamış ise bugün de, yarın da gidilebilir.
Hayatta olanlardan önce üzerimizde hakkı olanlara gitmeye, ulaşmaya çalışmalıdır. Bayramları vesîle ederek hâl-hâtır sormalı, gönül almalı, geldi gelmedi dememelidir. Kardeştir, amcadır, komşudur, bunlarla da küskünlük varsa barışmalı, ziyâretlerine gitmeli, duâlarını da almaya çalışmalıdır.