[ad_1]
İhtiyaçları varsa o ihtiyaçlarını gidermek, helâl ve mubah olan emirlerine riâyet etmek vazifemizdir.
[ad_1]
İhtiyaçları varsa o ihtiyaçlarını gidermek, helâl ve mubah olan emirlerine riâyet etmek vazifemizdir.
[ad_1]
Hâlâ zengin, o zaman kendisinin de kesmesi lâzım. Babanızdan geri alırsa, bir kişi zengin olur. Babanıza verdiği miktar onu da zengin etti ise, onun da zekât vermesi farz, kurban kesmesi vâcibdir. Kendisinin elinde de nisâb miktarı kalmışsa, kendisinin de zekât vermesi farz, kurban kesmesi vâcibdir. Hepsini verdi ise, babanız mesûldür.
[ad_1]
Sarkıtmamalıdır. İkisini de kıble istikametine uzatmalıdır. Sarkıtarak namaz kılmak caiz değildir.
[ad_1]
Zanla hareket edilmez. Kesin hatırlıyorsanız onların bedellerini ödersiniz. Adakta bulunduğunuzu biliyor da, ödeyip ödemediğinizi bilmiyorsanız, o zaman ihtiyaten ödersiniz. Hatırlamayınca mesul olmazsınız.
[ad_1]
Ayırdı, ama ona vermedi. Mülk onun eline geçmedi. Yine annenizin tasarrufu altındadır.
[ad_1]
Namâzın içindeki vâciblerden herhangi birisini terk ettik veyâ yapamadıksa, bunun için secde-i sehv yapmamız gerekiyordu. Genel olarak farzların tehirinde, vâciblerin terk ve tehirinde secde-i sehv yapılır. Farzları terk edilmiş ise, o namâz iâde edilir. Secde-i sehv icâp eden bir durum olduğu hâlde, eğer secde-i sehv yapılmamış ise, farzları yerine getirildiği için namâz yine sahihtir.