Annemin zekat borcu var, bizim ondan harçlık istememiz bize haram olur…

[ad_1]

Yok. Babaları yoksa, tamam. Ondan te’min eder. İhtiyaçlarıdır çünkü. Zekatını da verir. Ama diyelim ki nafakalarını te’min eden babaları var. Annesi de zekat vermek için onları biriktiriyor. Bunlar da ihtiyaç değil, lüzumlu değilken ver de bir çay içelim, bir limonata içelim demeleri uygun olmaz. Öncelikle borç.

Annemin yemin keffareti ve kurban borçları var. Bunları nasıl hâlledebilir?

[ad_1]

Kurban borçlarını bir fakîrle hâlledebilir. Ama yemîn keffâreti öyle değildir. Bir altınla iki senelik kurban borçlarını öder, ondan sonra kâğıt para ile bedelini verir. Yemîn keffâreti için on tane (İslâm Ahlâkı) kitâbını on ayrı fakîre verir. Bu, bir yemîn keffâreti içindir. Bunu da yapacak gücü yok ise, her bir yemîn keffâreti için üç gün arka arkasına oruç tutar.

Annemin ve babamın çektirdikleri bir resim var. Bunun odada asılı olmasının…

[ad_1]

Var. İnsan ve hayvan resmini yüksek yere asmak haramdır. Aşağılara, yerlere atmak da uygun değil, edepsizlik olur. Bunlar albümde muhâfaza edilir. İnsan veya hayvan resmi asılı bulunduğu müddetçe, rahmet melekleri o odaya girmez ve asılı bulunduğu oda kıble istikâmetinde ise, kıldığımız namaz da mekrûh olur.

Annemin otuzsekiz yıllık kaza borcu var. Televizyondaki bir hoca, kaza borcu…

[ad_1]

Îmân etmeden önce namaz kılmak, oruç tutmak, hac etmek, zekât vermek farz değildir. Yani İslâmiyyetin bildirmiş olduğu emirler ona farz değil, yasaklar da haram değildir. Ona îmân etmek farzdır. Îmân edip islâm sarayına girince bu emirlerle muhatap oluyor. Bu bir şereftir, kıymettir. Bu devlete kavuşup sarayın içine girince, vaktinde edâ edilenler var. Vaktinde edâ edilemezse bunlar kaza edilecektir. Namaz, oruç, zekât, hac buna dâhildir. Beş vakit namaz, kendi vaktinde farzdır. Kılamayan vakti çıktıktan sonra hemen kaza etmek lâzım. Yoksa günâhı katlayarak artar. Ayrıca kaza ettikten sonra da tövbe istigfâr da etmek lâzım.

Namazı kaza etmek gerekmez diyen İbni Teymiyyedir, bunun uydurmasıdır. Mücessime fırkasındandır. Sapık bir kimsedir. Bunun kitâplarını okuyanlar da bunu söylüyor. Halbuki nas [âyet-i kerime ve hadîs-i şerifle bildirilen] var. Vaktinde edâ edilmeyen namazlar tövbe etmek sûretiyle afv olmaz. Meselâ, vaktinde tutulmayan orucun da kaza edilmesi gerekir. Oruç tutamayacak olan, bir hastalığa yakalanıp bir daha tutması mümkün olmayanlar da fidye verir. Hacca gidemeyen vekil gönderir.

Vaktinde kılınamayan namazların kaza edilmesi, kaza ettikten sonra da tövbe istigfâr edilmesi farzdır.

Annemin kağıt para ile verdiği önceki zekatlarını nasıl halletmesi lazım?

[ad_1]

Şimdi verdiği miktarlar bellidir. En azından tahmin eder. Eğer ki tahmini tam tutturamaz ise fazla fazla verir. Mesela 10 senedir veriyor. Her sene aşağı yukarı 200 lira veriyorsa, 10 senede 2000 liraya kaç gram altın eder? Altının gramını hesap ederken 24 ayarı söylüyorlar. Biz zekat hesaplamasında onu baz almıyoruz. Mesela aziz lira 305 lira diyelim. 1 gram altını bulacağız. 305 : 7.2 = 42 lira.
42 x 96= 4066 lira yani 4 bin lirası olan, şuanda dinen zengindir. Demek ki altının gramı 42 lira. Bizim borcumuz 2000 lira. 2000 : 42 = 47,5 yani 50 gram diyelim. 10 senelik için 50 gram altınla yapacağız. 10 gram bir bileziği var diyelim. Bir fakir bulur. Kadın, erkek olur. Farketmez. Meyyitin arkasından yapılan devir, iskatta kadın olmazda. Sadak-ı fıtırda veya zekatta olur. 10 gram altını var. (Geçmiş senemin zekatı olarak bu altını sana verdim). o da (Aldım, kabul ettim, sana bunu hediye ettim). dedi. Fakirin bu meseleyi bilmesi lazım. 5 defa böyle devir yaptı. Geçmiş senelerin zekatını altınla ödedi. Bedelini de kağıt parayla daha evvel vermişti zaten. Bitti.