[ad_1]
Bu, ehl-i sünnet olmayan, ibni Teymiyyenin görüşüdür. Ama, ehl-i sünnet âlimleri öyle demiyor.
[ad_1]
Bu, ehl-i sünnet olmayan, ibni Teymiyyenin görüşüdür. Ama, ehl-i sünnet âlimleri öyle demiyor.
[ad_1]
Mâlikî mezhebini taklid etsin. Mâlikî mezhebinde bu hâl abdesti bozmadığı için de, bir abdestle birkaç namaz kılabilir. Mâlikî mezhebini taklid edince rahat eder.
[ad_1]
Yapmamalıdır. Önce araştırılır, dînini biliyor mu, namaz kılıyor mu?
[ad_1]
Borcu çıktıktan sonra, elinde nisâb miktarı parası yoksa kurban kesmek kendisine vâcib olmuyor.
[ad_1]
O yanlış bir şey. Mesela mehir diyorsan artık sen karışamassın. Kocası da karışamaz, kayınpederi de karışamaz, babası da karışamaz. Kimse karışamaz. Kadının malıdır o. Dilediği şekilde tasarruf edebilir. İstediği şekilde kullanabilir. Satabilir. Satmaya gelince, sattırılmıyorsa veya vermeye gelince verdirilmiyorsa; onun değil. Emanet duruyor demektir. Mülk onun değil. Ama mehir diye verdi. Kullandırmıyor. Dolayısıyla gasp ediyor demektir. Zekatıda buna ait değil. Zekatını zaten kayınpederi veriyor. Kayınpederi verdiğine göre iki şekilde olabilir: 1-) Acil bir durum olmadığı müddetçe bunlar sende kalsın. Satma, kullanma denmiştir. Sen bana vekalet ver. Ben zekatını hallederim, veririm. Diyorsa, mesele yok. 2-) Bunları sana mehir diye taktık. Ama bunlar bizim, senin değil. Dolayısıyla zekatını da biz veririz. Diyorlarsa o zaman zaten problem yok. Karşı taraf veriyor.
[ad_1]
Kesebilir.