Baba hakkını helâl etmiyor ise, ne yapmak lâzım?

[ad_1]

Her Cum’a kabrini ziyâret edersiniz. Kurân-ı kerîm okur ve sadaka verip rûhuna hediye ederek, ya’nî arkasından devamlı hayr hasenât yaparak, tövbe istiğfar ederek, bu iyiliklere devam etmelidir. Bu iyilikler ona gittiikçe görecektir. Râzı olur, memnun olur; böylece hakkı ödenmiş olur, buyuruluyor.

Azrail aleyhisselâm tek olduğuna göre, binlerce kişi aynı anda öldüğünden, bunların…

[ad_1]

Azrail aleyhisselâm ölüm meleklerinin başkanıdır, reisidir. Dört büyük melektendir. İnsanların ruhunu almakla vazifelidir. Fakat Azrail aleyhisselâmın emrinde, bizim sayısını bilemiyeceğimiz kadar ölüm meleği vardır. Allahü teâlâ emr verse, aynı anda altı milyar insanında ruhunu alabilirler. Azrail aleyhisselâm herkesin ruhunu almaya gelmez. Yüksek derecedeki zâtlar için gelir. Ru almada mütehassısdır.

Az da olsa sakal bırakmanın lâzım geldiği anlatılıyor. Bu doğru mudur?

[ad_1]

Yanlıştır. Ya sünnete uygun bırakılır, veyâ bırakılmaz. Hanefî fıkh kitâblarının temellerinden olan İbni Âbidînde, sakal mevzûu anlatılırken buyuruluyor ki, (Sünnete uygun şekli dudaktan veyâ çeneden itibâren bir tutam olması gerekir. Daha uzun veyâ kısa olması sünneti değiştirmekdir). Orada yine şu ifâde geçiyor, (Bir müslümân bulunduğu yöre itibâriyle şartlar müsâid değil ise, böyle durumda çoluğunun çocuğunun nafakasını temîn etmek, din-i islâma hizmet edebilmek ve İslâmiyyetle alay ettirmemek için sakalını tıraş edebilir, [kazıyabilir] günâh olmaz). Biz, fıkh kitâblarında, Ehl-i sünnet âlimlerinin bildirdiğine tâbiyiz.

Aynı asırda değişik bölgelerde peygamberler olmuş mudur?

[ad_1]

Tabii olmuş. Peşpeşe geldiği de olmuş. Meselâ, Ya’kûb aleyhisselâm Kenânda Peygamber idi, Yûsüf aleyhisselâm da Mısırda Peygamber idi. Aynı asırda yaşadılar. Baba-oğul, ikisi de Peygamber idi. (Nebî) olan Peygamberlerden bu şekilde oluyor. Ama (Resûl) olan bir tane olur. Değişik bölgelerde Nebîler bulunabilir.