Babam ve amcamla çalışıyorum. (Bu iş yerinden kurtulursam kurban keseceğim) dedim.…

[ad_1]

O iş yerinden ayrılıp başka bir iş yerine girdiğiniz zaman kurban kesmeniz vâcibdir. Bu iş yerinden çıkıp, başka bir iş yerine gittikten sonra gelecek ilk kurban bayramında bu kurbanı kesmesiniz lâzım. Kendiniz yiyemezsiniz, üsûl ve fürû’a da yediremezsiniz. Bunun dışında kardeşinize, amcanıza, dayınıza, halanıza, teyzenize, [beyinize veremezsiniz] beyinizin kardeşlerine, kayın valide, kayın peder, dînen fakîrse verebilirsiniz.

Babam uşrun ne olduğunu bilmediği için, onu borçtan kurtarmak için bana…

[ad_1]

Allahü teâlâ kime hidâyet verirse, o telâş içindedir. Baba dînini öğrenecek, çocuklarına öğretecek, onlar da dînini yaşayacak. İş tersine dönmüş. Siz babanızı kurtarmaya çalışıyorsunuz. Hâlbuki babanın çocuğu kurtarmaya çalışması lâzımdır. Vekâleti, ömür boyu derse, ömür boyu olur. Yanî, (Bunların uşrunu vermek üzere ömür boyu ben seni kendime umûmî vekîl tayîn ettim) derse olabilir.

Babam Türkiyede ve Irakta çeşitli camilerde namaz kılmış. Bunların bir sevabı…

[ad_1]

Camiler namaz kılınan yerlerdir. Âhıretde o kılınan yerler şahitlik edeceklerdir. Yoksa, ekstra bir sevâp söz konusu değildir.

 

Babam trafik kazasında vefat etti. Devlet anneme ve kız kardeşime yüklü…

[ad_1]

Kullanamaz. Devlet onu verirken, hanımına ve bekâr kızı varsa ona belli oranda veriyor. Bu, babalarının mirâsı değildir, diğer kardeşlerinin de hakkı söz konusu değildir. Dolayısıyla kız kardeşiniz otomatik olarak onun sahibidir. Nisâba da ulaştıysa zekâtını verir. Eline geçtkten sonra annenize, kardeşlerine verebilir, yetki ona aittir.

Babam sürekli içki içiyor. Bize zarar veriyor. Dua ediyoruz, fakat bir…

[ad_1]

Babayı da, anneyi de seçme hakkımız yok. Dînimiz de, bunların helâl ve mübah emirlerini yapmamızı emir buyuruyor. Biz, dînimizin emrine uyarak bunlara gereken saygıyı, hürmeti göstermekle mükellefiz. Yanlış emirlerini yapmayız. Bizim vazifemiz talep etmek, sebeplere yapışmaktır.

Babam seksendört yaşında. Oruç tutamıyor, hatta yatalak. Fidyesini nasıl veririz?

[ad_1]

Yaşlı oruç tutamayacak durumdaysa, durumu müsâidse fidye verir. Durumu müsâid değil ise istigfâr, duâ eder buyruluyor. Fidye herkesin durumuna göre değişir. Meselâ buğdaydan tercih edilebilir. Günlüğü binyediyüzelli [1750] gram buğdaydır. Veyâ un tercih edilir. Otuz gün olursa elliiki buçuk [52,5] kilo un eder. Başka tercih edilecek şeyler de vardır. Meselâ hurma, kuru üzüm. Bunların günlüğü üçbinbeşyüz [3500] gram, yani üç buçuk kilodur. Otuz gün olursa yüzbeş [105] kilo eder. Yani yüzbeş kilo hurma vermek gerekir. Hurmanın da fiyâtları farklı farklıdır. On liradan da var, yüz liradan da var. Bunlardan herhangi birisi tercih edilebilir. Dolayısıyla ya bu [dînen çok zengindir, durum müsâiddir] yüzbeş kilo hurma alır, fidye olarak fakîrlere dağıtır veyâ bunun bedelini altın olarak verirsiniz. [Keffâretin bedelini altmış fakîre ayrı ayrı vermek gerekir.] Dolayısıyla herkesin durumuna göre değişir. Ama şu anda, Türkiye şartlarında [bir aylık oruç fidyesini] bir çeyrek altın bunu kurtarıyor.