[ad_1]
Hayır. Ama abiniz evli olup hanımı fakir ise ona verilir. Siz evli olup beyiniz de fakir ise ona da verilir. Yani damat ve gelin eğer fakir ise verilir.
[ad_1]
Hayır. Ama abiniz evli olup hanımı fakir ise ona verilir. Siz evli olup beyiniz de fakir ise ona da verilir. Yani damat ve gelin eğer fakir ise verilir.
[ad_1]
Bu, ona bağlıdır. Ömrü boyunca salevât-i şerîfe, kelime-i şehâdet, kelime-i tevhîd getirmişse, kelime-i tenzîh okumuşsa, istigfâr okumuşsa, orada hâtırına gelir. Çünkü yoğun bakımda akıl örtülür, kalbdeki olanlar meydana çıkar. Ama bunları hiç söylememişse nasıl getirecek ki, olmayan şey nasıl söylenecek ki? Bunlar kalbe inmeyince, bunlar hâtırına gelmez.
Diyelim ki, bunları çok söylemedi. Hayır yaptı, insanları sevindirdi, Allahü teâlânın kullarına yardım etmiş ise, o zamân Allahü teâlâ ona yardım eder. Çünkü bir hadîs-i şerîfde, (Kim ki bir mü’min kardeşinin ihtiyâcını temîn ederse, mahşer günü ameller tartılırken terâzinin başında duracağım. Benden imdâd isteyince, o zâta mutlaka şefâat edeceğim) buyruluyor. Yine Ebû Hüreyre “radıyallahü teâlâ anh” hazretlerinin naklettiği bir hadîs-i şerîf var: (Kim ki bir müslümân kardeşinin ihtiyâcını temîn ederse, Allahü teâlânın yakın dostu ve velî kulu olur. Bir kimse mü’min kardeşinin sıkıntısını gidererek sevindirirse, Allahü teâlâ o mü’mine mahşerde, sırâtı geçerken iki tâne nûrdan ışık verir. Bu iki nûrun ziyâsının kudretini yalnız Allahü teâlâ verir). Buna benzer hadîs-i şerîfler var.
[ad_1]
Kim kime tavırlı olacak? Baba vazifesini yerine getirmemiş, küsüyor. Babanın da hizmetlerini görür, öbür tarafa karışmazsınız. Söylediğimiz sözlerden, yaptığımız ibâdetlerden hepimiz âhiretde hesâba çekileceğiz.
[ad_1]
Sert davranmak derken el, kol hareketleri ise uygun değildir. Tavırlı olunabilir. Ama yine de helâl ve mübah olan işlerde kalbini kırmamaya dikkat etmelidir. Bu tavrınızdan dolayı soğuk davranırsınız ama münâkaşaya yanaşmazsınız. (Yâ Rabbî! Hidâyet nasîb et!) diye dua etmelidir.
[ad_1]
Doğar tabiî. Çünkü taksîm edilmemiş. Ama mîrascıların hepsi oradan istifâde edebilir.
[ad_1]
Doğar tabiî. Çünkü taksîm edilmemiş. Ama mîrascıların hepsi oradan istifâde edebilir.
[ad_1]
Bir mahzuru söz konusu değildir.
[ad_1]
Beş vakit namâzınızı kılmanız lâzım. Harâm işlememek, dili, gözü, kulağı, eli bunlardan uzaklaştırmak lâzımdır. Yani, dîninizi öğrenip, dîninize uygun yaşamanız lâzımdır. Bunu da yapabilmek için, (Tam İlmihâl Se’âdet-i Ebediyye) kitâbını veyâ (İslâm Ahlâkı) kitâbını çok güzel okumak ve hayatımıza geçirmek lâzımdır. Böylece, biz din-i islâma uygun yaşadıkça, pazartesi ve perşembe günleri geride kalanların hâlleri ölmüş olanlara gösterilir. Din-i islâma uygun olarak haya sürdüğünü görünce çok sevinir, memnun olur, rahat eder, huzurlu olur. Verdiğiniz sadakayı, yaptığınız hayrı, yaptığınız ibâdetleri, okuduğunuz Kur’ân-ı kerîmi, duâ, tesbîhât.. ne varsa, bunların sevâblarını onlar hediye etmelidir. Onlara, evlâdından falanın hediyesidir diye nurdan tabaklarla ikrâm edilir. Dolayısıyla etrafındakilere karşı da sevinir, memnun olur, mahcûb olmaz. Çok sevinir. Memnun etmek istiyorsanız, böyle hareket etmeniz lâzımdır.
[ad_1]
Haberdar olur. Bir sayfa bile okumuş olsak hediye ederiz, o zamân haberdar olur.