[ad_1]
mehmet avci
Babama kurbanımız için ben ve beyim umûmi vekâlet veriyoruz. Hepsini kendisininki…
[ad_1]
Babanız, itimâd etiğiniz, güvendiğiniz bir şahıs. Beyiniz ve siz, (Vâcib olan kurbanımı almaya-aldırmaya, kesmeye-kestirmeye, etini de dilediğin şekilde dağıtmaya seni kendime vekîl ettim) diyerek umûmi vekâlet verirsiniz. Bu şekilde vekâlet alınca hepsini karıştırabilir. Karıştırdıktan sonra kendisi [umûmi vekîl olduğu için] tartmadan istediği şekilde taksîm edebilir, verebilir. Umûmi vekâlet verince fâiz girmiyor. Ama sadece almaya ve kesmeye diye vekâlet verilmiş ise, dağıtmaya vekâlet verilmediği için o zamân tartılması lâzımdır.
Babama 1972’de kadastro geçildiği zaman boş bir araziden fazladan pay verilmiş.…
[ad_1]
İki türlü arazi var. Birisi devlete, birisi de şahsa ait. Kadastro memurları bu arazileri araştırıyorlar. Devlete ait olan araziden, devletin verdiği insiyatifle, boş kalmaması, ekilip biçilmesi için fazladan yer, o zamanlar veriliyordu. Dolayısıyla bu kul hakkı olmaz, devletin hediyesidir; ekilir ve biçilir, miras kalmışsa helaldir.
Babam, daha hoparlörden ses çıkmadan sabahın sünnetini evde kılıp, camide de…
[ad_1]
Evde de, câmide de namaz kılabilmek için hoparlörden ilânı beklemek şart değildir. Vakit girdi ise, kendi de ezân okur ve kılabilir. Kadınların zaten ezân okuması emredilmediği için, vakit girdi ise (ilân edilsin edilmesin) hemen namazlarını kılabilirler.
Babam, bahçelerinin tapularını kızlara verdi. Abim oralardan kullanıyor. Mahzuru var mıdır?
[ad_1]
Tapuyu vermiş de, mülkü vermiş mi? Gerçekten (Hediye ettim, sizin oldu) dedi ise, tamam. İslâmiyyet söze bakar. Onu babanız ile çözmeniz gerekir.
Babam zekâtını parayla veriyor, ne dersiniz?
[ad_1]
İyi ya, adamcağızı sıkboğaz etmeye gerek yok, günü gelir meseleyi kavrayınca doğru olanı yapar. Hanefi mezhebinin temel kitabı olan İbn-i Abidin’de açık ve net olarak ifade ”altın ve gümüşün dışında basılan paralara ”fülus” denir buyruluyor, dolayısıyla zekât farz olan bir ibadettir, dört türlü zekât malı var, bunlardan birincisi altın ve gümüştür. Kâğıt ve diğer paralar altın ve gümüş kıymetindedir onun için zekât verirken altın veya gümüşle verir, yahutta devir yapıp bedelini kâğıt parayla verilebilir buyruluyor. Toprak mahsulü zekâtı, Ticaret malı, hayvan zekâtı kendi cinsinden verilir, kendi cinsinden veremezse bedelini altın olarak verir buyruluyor, Bunlar zor geliyor derlerse, namaz kılmakta zor, abdest almakta zor, zekât vermekte zordur (her ibadetin bir zorluğu vardır, ibadet emir edileni yapmaktır.) Hele hele bütün bu engelleri aşıpta toprak mahsulü zekâtı vermek için gayret sarf edenlere gıpta ile bakıyoruz. Dua etsin, bir yolunu bulup vekâlet alıp, babanızın size verdiği miktarla, o malların devrini yaparsanız babanızı kurtarmış olursunuz.
Babam zekâtını kâğıt para ile veriyor. Annem fakîr vekîli, abimle bu…
[ad_1]
Abiniz babanızdan vekâlet alır. Anneniz de zaten fakîr vekîli olduğu için, abiniz de babanızın [zengin] vekîli olacak. Devrini yaparsınız, ondan sonra kâğıt para ile istediği gibi yere, fakîre versin.
Babam zekatını enişteme veriyor, ama verirken ablamın ismini söylüyor. Bu şekilde…
[ad_1]
İsim söylemesi önemli değildir. Dâmâda verince sahih olur.