[ad_1]
Var da, piyasaya sürülenlerin çoğu uygun değildir. Bal tefsîri, (Menâkıb-i Çihâr yâr-ı güzîn) kitâbında vardır.
[ad_1]
Var da, piyasaya sürülenlerin çoğu uygun değildir. Bal tefsîri, (Menâkıb-i Çihâr yâr-ı güzîn) kitâbında vardır.
[ad_1]
Tütütün aslı helâldir, mübahdır. Satmanızda harâmlık, mekrûhluk yoktur. Kazandığınız para da helâldir. Kendisine zarar veren düşünsün.
[ad_1]
İtimâd ediliyor ve güveniliyor. Alış veriş tamam olmuş. O borcu sonra götürür verirsiniz, onun bir mahzuru yok.
[ad_1]
Onları verirken bakkal da görüyor, öylece satıyor. Sattığı için yeriz, kullanırız.
[ad_1]
Kadının da erkeğin de, bakır bileziği sıhhat için takmalarında mahzur yok. Kadınlar, bakırdan, camdan, tahtadan, plastikten bilezik takabilir, ama yüzük olarak takamazlar. Kadınlar sadece altın ve gümüş yüzük kullanabilir. Erkekler sadece gümüş yüzük kullanabilir. Erkeklerin diğer ziynetleri takmaları câiz değildir, ancak sağlık için kullanılanları takabilirler.
[ad_1]
Motorla sulanırsa yirmide birini, yağmurla sulanırsa onda birini verir.Meyveler aynı kasaya karışık toplanırsa sulama durumuna göre yirmi kasada bir veya on kasada bir uşur için ayrılır.Ancak ayrı ayrı toplanıyor ise yine sulama durumuna göre yirmi kilooldukça bir kilo veya on kilo oldukça bir kilo uşur vermek gerekir.Ev bahçesinden toplanırsa uşur verilmez.
[ad_1]
Olur. Ancak uşur verilirken kağıt para yerine altın ile devir yapılıp verilmesine dikkat edilmelidir.
[ad_1]
Dînen bir mahzuru yok. Ancak, bulunduğunuz bölge [belediyeliktir, muhtarlıktır] belli sınırlar içerisindedir. Oraya girmek, bir şeyler toplayıp getirmek yasaklandı ise, izin alınması gerekir.
[ad_1]
Belediye bir şey demiyorsa mesele yok.