[ad_1]
mehmet avci
Banka kredisi ile ev alınabilir mi?
[ad_1]
Hanefî mezhebinin temel fıkıh kitâbı olan (İbni Âbidîn)de ve (İbni Âbidîn)den alarak, (Tam İlmihâl Seâdet-i Ebediyye)de, nafaka için [yeme-içme, giyinme, barınma] sıkıntıya düşen için izin verilmiştir. Dînin izin vermiş olduğu şey, günâh olmaz. Evi olmayan için buna izin verilmiştir.
Banka 300 lira fazladan para verdi. Sonra bunu maaşımdan kestiler. Günah…
[ad_1]
Kredi olarak verilip, faizle geri alınıyorsa günah olur.
Bana tesettür konusunda çarşaf giymenin farz olduğunu söylediler. Bu da benim…
[ad_1]
Çarşaf farz değil, örtünmek farzdır. Dînimiz forma bildirmemiştir. Örtünecek yerler bildirilmiştir.
Bana sipariş veriyorlar. Bunlara ilâve yapıyorum. Uygun değil, dediler. Doğru mu?
[ad_1]
Uygun değil, diyenler doğru söylemiş. Çünkü emânetçisiniz. Ama siz satın alıp getirseydiniz, üzerine kâr koyabilirdiniz. Sadece masraflarınızı [gidip, gelme] üzerine koyduğunuzu söylersiniz. Öbür türlü olmaz.
Bana küs olan biri var, selâm veriyorum almıyor. Ben vebâlden kurtulur…
[ad_1]
Artık günâhı karşı tarafa olur.
Bana kötülük edenlerin başlarına birşey geldiği zaman seviniyorum. Hatta başlarına bela…
[ad_1]
Bu hepimizin hatrına gelir. Böyle hatrımıza gelmesi merhametsiz olduğumuz anlamına gelmez. Kötülük eden hatasının bedelini ödüyor. Onun başına bela geldiği için sevinmiyoruz. Yaptığı kötülüğün bedelini ödediği, adelet yerini bulduğu için seviniyoruz. Müslüman için böyle hüsnü zan ederiz. Zulüm etti, gasp etti, yalan söyledi, yaktı yıktı, karşılığını gördü. Zulüm karşılıksız kalmaz. Zulmeden mutlaka bedelini öder. Karşılığını görür. Hazret-i Hasan ve Hazret-i Hüseyin daha çocukken, Peygamber efendimiz aleyhisselâm birisini bir dizine, öbürüsünü diğer dizine almışlar ve oturmuşlar. O sırada Cebrail aleyhisselâm geliyor. Peygamber efendimize “aleyhisselâm” torunlarını çok mu seviyorsun diye soruyor. Peygamber efendimizden; “Evet” cevabını alınca, onların şehit olacaklarını haber ediyor. Ve o zamanda Resulullah efendimiz mahzun oluyorlar. Cebrail aleyhisselâm gidiyor, tekrar geliyor ve diyor ki: Allahü teâlâ buyurdu ki: (Üzülmesin. Benim gönderdiğim peygamberlere de bu insanlar eziyet etti. İçlerinden bazılarını şehid ettiler. Ama şehid edenlerin hepsinin cezasını verdim. Senin torununu şehid edenlerde cezasını görecek.) Yani, herkes yaptığının karşılığını görür. Bazılarına dünyada iken karşılığı verilmez. Bu daha tehlikelidir. Ahirette azabı beter olur. Mümin kendisinin başınada bela gelse, başkasınında gelse, bir hata yapmışsa; sen bu hatayı yaptın ve karşılığını gördün diye düşünebilir. Ama hiçbir şey yapmamış, başına bela gelmiş birisi için kalbinde zerre kadar iman olan bir kimse sevinemez.