Ben hem zengin kardeşimin hem de fakir kardeşimden vekaletim var. Fakir…

[ad_1]

Olmaz. Fakîr olan kardeş, zengin olan kardeşe vekâlet verdi. Bu fakîr olan, vekâlet vermiş olduğu kardeşine, (Benim adıma zekât almaya ve borcumu ödemeye seni vekîl ettim) der. Öbür üçüncü kardeş, buna zekât verdiği için, zekât verene de borcu var, vekîl olana zekât olarak verecek, o da zekât almaya ve borç ödemeye vekîl olduğu için, (Aldım kabul ettim, vekîlimin sana olan borcuna karşılık olarak bunu sana verdim) der. Böylece borçtan kurtulmuş da olur.

Ben güvenlik memuruyum. Bazen çalıştığımız yerde müşteriler gelince haber veriyoruz. Bize…

[ad_1]

Siz de o anda elinizi bir yere koyar, (Burada yok) dersiniz. (Burada)n kastınız, yalan söylememektir. Siz kendinizi kurtarıyorsunuz.

Ben genelde adak olarak 3 gün oruç adıyorum. Bir meselede adayıp…

[ad_1]

Burada kişinin kendisine bağlıdır. Eğer üç gün arka arkaya tutacağım dendi ise, arka arkaya tutulur.

Ben fakirim. Amcam bana yemin kefareti için 50 lira verdi. Bunu…

[ad_1]

Kullanabilirsiniz de, sadece yeme içindir. On gün bunu ayıracaksınız. Günlüğü beş lira tutar. Yemin keffâreti verecek kimsenin, vereceği fakirin bu meseleyi bilip bilmediğini araştırması lâzımdır. Onu mutlaka yemesi lâzımdır.