[ad_1]
(Benim (def ol git)den murâdım boşamaktı) dedi ise nikâh akdi çoktan bitmiştir. (Korkutmak için söylüyordum. Hatta boşanma davasını da korkutmak için açtım, niyetim boşamak değildi) dese, nikâha bir zararı olmaz.
[ad_1]
(Benim (def ol git)den murâdım boşamaktı) dedi ise nikâh akdi çoktan bitmiştir. (Korkutmak için söylüyordum. Hatta boşanma davasını da korkutmak için açtım, niyetim boşamak değildi) dese, nikâha bir zararı olmaz.
[ad_1]
Tabii. Bakıcı fakîrse otomatik olarak ona verirsiniz. Kayın pedere, kayın vâlideye zekât vermek de câiz.
[ad_1]
O evlerde 1/8 de hisseniz var. Kızlarınızın daha fazladır. Eğer kocanızın hayatta anne babası varsa, 1/6 bunların da hisseleri var. Kocanızın erkek kardeşleri de varsa, onlar da belli ölçüde devreye girebiliyorlar.
Kadının üzerinde ev varsa, bu kurban nisâbına dâhildir. Kıt kanaat geçiniliyorsa, ruhsattan istifâde edilerek kesmezsiniz.
[ad_1]
Olmaz. Herkes hissesini bilecek. Taksimi mümkün olan böyle şeylerde helâl ettim demekle de olmaz. Belli olduktan sonra hediye edilebilir, kullanmak üzere izin verilebilir.
[ad_1]
Allahü teala Kaza-i mübrem ezelde takdir ettiği ecel hiç değişmez. Kaza-i muallak olarak takdir ettiklerini ise şartlı olarak yaratmaktadır. Onu da Allahü teala’dan başka kimse bilmez. Hele iş olduktan sonra üzerinde durmak, gitseydi-gitmeseydi diye düşünmek hiç doğru değildir.
[ad_1]
Karşıdakinin kâfir olmasını murâd ederek bu sözler söyleniyorsa, Allahü teâlâ korusun çok tehlikelidir, kendi îmânını bile tehlikeye sokar. Tövbe etmeli ve böyle bir alışkanlık varsa, ondan kurtulmak için mücâdele etmeli.