[ad_1]
mehmet avci
Beyimin arabası var. Fakat dinen zengin değil. Ben zengin olursam beyime…
[ad_1]
Hanefi mezhebinde bir kavle göre, zengin olan hanım, fakir olan kocasına zekât verebilir.
Beyimin anne ve babası bizi üzüyorlar. Ne yapmalıyız?
[ad_1]
Eğer başlangıcı sağlam değilse, yaşlanınca çekilmez hâle gelirler. Gençken terbiye edilmemiş ise, yaşlanınca daha da çirkinleşirler, asabîleşirler ve insanlara sıkıntı verirler. Anne-babadır, sabrederseniz siz kazanırsınız.
Beyimin anahtarcı dükkânı var. Dükkânındaki malların zekâtını nasıl hesâp edecek?
[ad_1]
Dükkânındaki, elindeki ham malzemenin, kendisine mal oluş fiyâtı, yani toptancıdan kaça aldıysa, zekât verme günü oturacak, bunu ve kasasındaki parayı, alacakları varsa onları koyar, borçlarını çıkartır, elindekiler dâhil olmak üzere hepsini altına çevirir. Veyâhud altını da paraya çevirir. Kırkda birini sonra altın olarak düşünür. İki türlü de olur.
Beyimin ailesi ile aynı binada oturuyoruz. Huzurumuz yok. Bu durumdan kurtulmak…
[ad_1]
Hakem insanların nefsi olunca, İslâmiyyet olmayınca kavga olur. İslâmiyyet öğrenilmedikçe, hem-hâl olmadıkça bu mümkün değildir. Onun için bizim isrârla Hakîkat Kitâbevinin yayınlarını söylememizin bir sebebi var.
Hergün böyle kavga etmektense, mesâfeyi açmak gerekir. Yani başka bir yere taşınmak, arada sırada gelmek gerekir.
Beyimi zaman zaman namâz konusunda ikâz ediyorum. Yanlış mı yapıyorum?
[ad_1]
Beyinizden mesûl değilsiniz, ama insan hayat arkadaşını da bertaraf edemez. Onun da kurtulmasını ister. Fazla münâkaşaya götürmeyecek şekilde zamân zamân söylemenin, ikâz etmenin faydası olur, zararı olmaz.