[ad_1]
mehmet avci
Bidat ehli olan yakınlarım var. Onlarla görüşmem uygun mudur?
[ad_1]
Tatlılıkla anlatılır, kitap verilir ve uzun süre hem-hal olunmaz. Münakaşaya girilmez. Münakaşa zemini olduğu zaman hemen oradan uzaklaşmak lazımdır. Münakaşa, dostun dostluğunu azaltır, düşmanın da düşmanlığını artırır.
Bidat ehli kimseler içinde bulunmak mecburiyetinde kalıyorum ne yapmam gerekir?
[ad_1]
Devamlı suretle Hakikat Kitabevinin yayınlamış olduğu kitâpları evde okumalıdır. Dua etmeli ve onların söylediklerini beğenmemelidir.
Bidat ehli kime denir
[ad_1]
Ehl-i sünnetin dışındakiler otomatik olarak itikadda bid’at fırkasıdır. Bunlar bu itikadlarından vazgeçmedikleri müddetçe, îmânlarını kurtarsalar bile muhakkak Cehenneme gidecekler. Bir de amelde bid’at vardır. Peygamber efendimizin ve Onun dört halifesinin zamanında olmayan şeyi yapmak, bid’atdir.
Bid’at sahibi olanların ağzından doğru söz çıktığı zaman biz bunu kabul…
[ad_1]
Bu, Ehl-i sünnet âlimlerinin husûsiyyetidir.
Bid’at sahibi olan bir kimsenin arkasında namâz kılarsak, bu namâzı iâde…
[ad_1]
Bid’at sahibi olduğu kesin biliyorsak, itikâdı bozuksa ve ameli de bozuk olur. Gerçekten, yakînen biliyorsak o namâzı iâde ederiz. Çünkü namâz herkese teslim edilmez. Cemâatle kılma sevâbına, sâlih, ehl-i sünnet itikâdındaki bir imâm arkasında kılarsak kavuşuyoruz. Bid’at sâhibi, namâzın şartlarına riâyet etmeyen bir kimsenin arkasında kıldığımız nâmazın kabul olma ihtimâli yoktur. Önce namâzı kurtarmak lâzımdır. Namâz çok kıymetli bir cevherdir. Namâz, bid’at ehli, ehl-i sünnet olmayan birisine teslim edilmez. Bid’at ehlinin arkasında namâz kılmak, ona itibâr etmek, saygı göstermek demektir. Bid’at sâhibine, fâsıka değer verene de, Allahü teâlâ gadab eder.
Bid’at sahibi fasık veya ateist komşularımıza nasıl davranmalıyız?
[ad_1]
Onun bid’atini beğenmeyiz, tasdik de etmeyiz. Ama komşu olarak hasta ise ziyâret ederiz, yemek ikrâm ederiz. Onu övecek, kıymet verecek hareketlerden sakınırız. Komşuluk halkarı devam eder.
Bid’at ehline karşı tavrımız nasıl olmalıdır?
[ad_1]
Sevmemek ayrıdır, iyi geçinmek ayrıdır. Onlarla hem hâl olmuyoruz. Ama onlarla kavga da etmiyoruz. Bakarsınız sizi sever de, tövbe istigfâr eder. Fırsat bulursunuz, kitâp verirsiniz, hidâyetine vesîle olursunuz.