Bir hanımın, temizlik müddetinin onüçüncü günü akıntısı gelirse, nasıl hareket etmesi…

[ad_1]

Dört mezhebde de temizlik müddeti onbeş günden aşağı olmaz. Temizlik müddetinin onüçüncü günü bir akıntısı gelirse, o istihâzadır. Gusül abdesti almaz. Akıntı devam edecek olur ise, her namâz vakti gelince abdestini alır, namâzını da kılar. Onbeşinci günden sonrasını hayz olarak sayar. Hayz müddeti de hanefî mezhebinde en fazla on gündür. Mâlikî, şâfiî ve hanbeli mezhebinde de en fazla onbeş gündür. Onbeş günden fazla gelir ise, üç mezhebde istihâza olur, hanefî mezhebinde de on günden fazla gelirse istihâza [özür] olur.

Bir hanımın tesettürü nasıl olmalıdır?

[ad_1]

Dinimiz belli bir forma bildirmemiştir. Vücut hatları belli olmayacak şekilde baş örtülür, sıkma baş denilen şekilde olmamalıdır. Pardösü ve kalın çorap giyilir. Dışarıdan bakıldığı zaman, bu gerçekten Allahü teâlâya imân etmiş bir hanımdır diye saygı telkin edecek şekilde örtünmelidir

Bir hanımın secdede dirseği dizine değmezse araya şeytan girermiş doğru mudur?

[ad_1]

O tâbir yanlış değildir. Bir emri yerleştirmek için büyüklerimiz tarafından o tâbirler kullanılmış. O söz, oradaki edebi, sünneti yerine getirmesi babında titiz davranılması için söylenmiştir.

Bir hanımın saçlarını kestirip satması uygun mudur?

[ad_1]

Uygun değildir. Kadınlar saçlarını iki sebepten kestirebilir, örtünmede güçlük çekiyordur, başında rahatsızlık, hastalık vardır, bu sebepten dolayı kestirebilir. Bu sebeplerden kesilirse, bunlar da götürülür ve gömülür. Başkasına gösterilmez. İnsansan ayrılan uzuvlar zaten satılmaz.

Bir hanımın mahremi olmadan sefere çıkması uygun mudur?

[ad_1]

Hanefi mezhebine göre harâmdır. Burada kadın korunuyor. Ancak gitmek mecbûriyeti varsa, vâsıtada da namazını kılan, sâlih, herhangi birisi malına, canına kasdetmeye kalktığı zaman onu koruyacak biri var ise, o zaman ruhsat ve izin verilmiştir.

Bir hanımın kendi üzerine evi varsa bu evin zekatı olur mu?

[ad_1]

Bir tane değil, yüz tane de olsa ev zekât malı değildir. Müteahhitlik yapılsa, eldeki evler ticaret emtia olur. Dolayısıyla ticaret malı olur, zekât nisâbına dâhil edilir. Ama kurban vâcib olur, zekât alınmaz. Çünkü kurban nisâbına mâlik olunur. Yani kadının kendi evi varsa, onu kurban nisâbına dâhil eder, zekât nisâbına dâhil etmezler.

Bir hanımın İzmitten Balıkesire tek başına gitmesi uygun olur mu?

[ad_1]

Seferîlik mesâfesindedir. Hanefî mezhebinde bir kadın, yanında mahremi olmadan Balıkesire gidemez. Harâmdır, günâhdır. Giderse harâm işlemiş olur. Sadece zarûret anında, (başka bir kavil var) yanında mahremi yok, ama namaz kılan bir erkek varsa gidebilir.

Bir hanımın İstanbuldan Adapazarına tek başına sefere çıkması doğru mudur?

[ad_1]

Mesâfeye göre değişir. Kadının tek başına sefere çıkması câiz olmaz. Kocası ikâz ettiği hâlde, kadın tek başına giderse, günâha kendisi girer.

Bir hanım, yanında hanımı olduğu hâlde kocasının erkek kardeşi ile seyâhat…

[ad_1]

Ancak zarûri durumlarda, sâlih erkeklerle ifâdesi geçiyor. Onun dışında câiz olmaz. Çünkü kadına kocasının erkek kardeşleri, erkeğe de hanımının kız kardeşleri yabancıdır. Bunu hiçbir zamân unutmamak lâzımdır. Zaten bir sürü cinâyetler de bunun yüzünden çıkıyor.