Bir kimse 40 gün beş vakit namazı cemaatle kılarsa o kimseyi…

[ad_1]

Yok öyle bir şey. Kırk gün bir şeye israr edince o şey meleke hâline gelir. İmam da, cemaat de sâlih ise derecesi fazladır.

Bir kart sistemi varmış. Kişi üye olduktan sonra altına üye kaydediyor…

[ad_1]

İnsanları kandırmak değil de, faydalı bir şey oluyorsa, satış yapılıyorsa, eleman temin ediliyorsa, bu eleman temin etmenin karşılığında ücret tahakkuk ettiriliyorsa, insanları aldatmamak, dolandırmamak kaydı şartıyla bir şey denmez.

Bir kadının, zarûret olmadıkça sesini yabancı erkeklere duyurması doğru olur mu?

[ad_1]

Doğru. Kadın, sesini zarûret olmadıkça yabancı erkeklere duyuramaz. Zarûret olduğu zamân da ciddi konuşması, işi bitince hemen oradan uzaklaşması gerekir. Kötü niyetli kimselerin, kötülüklerini icrâya koymaması içindir. Onun için de Allahü teâlâ kadın kullarına böyle bir emir bildirmiştir. Zarûret olmadığı müddetçe, kadının sesini yabancı erkeğe duyurması uygun değildir. Lâzım olduğu zamân ciddi şekilde konuşulur. Başka türlüsü de uygun değildir.

Bir kadının, hacda muayyen günü zuhûr ederse nasıl hareket etmesi lâzımdır?

[ad_1]

Muayyen hâliyle Arafâta çıkmasında mahzur yok. (İzdihâm olursa, şeytan taşlamayı terk bile edebilir. Bedel bile ödenmez.) Zaten ihrâma girerken niyyet de edildi. Arafâta da çıkdı. Geriye kaldı üçüncü farzı: Kâ’be-i muazzamayı tavâf edecek, abdestsiz olmaz. Çünki abdestsiz oraya girmek harâmdır. Allahü teâlâ kadın kullarından bunu kaldırıyor. Muayyen günü bittiği zaman, bu farz olan tavâfı (kurban bayramının birinci, ikinci, üçüncü günü geçse bile) daha sonra yapar.

Bir kadının sesini yabancı erkeklere duymasının haram olduğu kitaplarda yazıyor. Peki…

[ad_1]

Kitâplarda anlatılırken detaylı bilgiler verilmiş. Kadının sesinin kendisine yabancı olan erkeğe duyurmasının günâh olduğu bildirilmiş. Bazı şeyler, zarûret, ihtiyaç ayrılmış. Müslüman bir hanımın yabancı erkeklerle konuşmasında, zarûret ve ihtiyaç hâlinde kaydı konmuş. O zaman da cilveli değil, ciddi konuşulur.

Erkek de kadın da, dînimizin koymuş olduğu ölçülere riâyet ederse rahat eder. Meselâ, Kur’an-ı kerimde zinâ etmeyiniz emrinden daha çok, zinâya yaklaşmayınız emri var.

Bir kadının mahrem yerinden muayene olduktan sonra gusl abdesti alması lazım…

[ad_1]

Kitaplarda anlatılırken (lezzet kaydı) ifadesi geçiyor. Ameliyat olanın, o bölgede rahatsızlığı olanın böyle bir durumu olmaz tabii ki. Bütün bunlara rağmen, sadece muayene olanın ihtiyatlı olarak alması olur.

Bir kadının kocasına karşı itaatinin sınırı ne olmalıdır?

[ad_1]

Kadın zevciyat muamelesine itiraz etmiyor, yemeğini hazırlıyor, çamaşırını yıkıyor, çocuklarına göz kulak oluyor, iffetini namusunu koruyor. Kocasının malını koruyor, onun istemediği kimseleri evine misafir olarak almıyor ve diğer konularda da sıkıntı vermiyor ise, bütün vazifelerini yerine getiriyor demektir. Kadının yapabilecekleri zaten bunlardır.