Bir kimse hakkını helâl etmiyorsa ne yapacağız?

[ad_1]

Biz sebeplere yapışacağız. (Ne yapalım, helâl etmiyorsa etmesin) demeyeceğiz. Çeşitli vesîlelerle hediye göndeririz. Gün gelir o da yumuşar. Diyelim ki, hakkını helâl etmeden öldü, o zamân biz de arkasından duâ ederiz. Sadaka verir, Kur’ân-ı kerîm okur, sevâbını ona göndeririz.

Bir kimse hakkında bu daha önce zayıftı, şimdi şişman olmuş, gibi…

[ad_1]

Bu sözden o üzülüyorsa gıybetdir. Gıyâbında söylemiş olduğumuz, bedeni ile alâkalı kusurları söylediğimizde, duyduğu zaman o üzülüyorsa, gıybetdir.

Bir kimse hacca gitmeden önce umreye gidebilir mi?

[ad_1]

Kendisine hac farz olan umreye giderse yanlış yapıyor. Farzı yapmayıp, nafile ile meşgul oluyor, bu şeytanın ve nefsin aldatmasıdır. Kendisine hac farz değil ise o zaman umreye gidebilir. Hanbeli ve şafiî mezheblerinde ömründe bir defa umreye gitmek farzdır. Hanefi mezhebinde sünnettir, gitmesi şart değildir. Zaten bir kimseye hac farz olmuş ise, o haccın içerisinde umre de yapıyor. Hacca gittikten sonra umreye gidilebilir. Ancak, bulunduğu yerde Allahü teâlânın dînine hizmet eden yerler, Ehl-i sünnet âlimlerinin kitâblarını dağıtanlar varsa, onlara destek vermek, bu paraları onlara harcamak en kıymetlisidir.