[ad_1]
Kaza gerekir, ama o hâlin orucu bozmadığını bildiği hâlde, bozulmuştur diyerek yapılırsa, keffaret gerekir.
[ad_1]
Kaza gerekir, ama o hâlin orucu bozmadığını bildiği hâlde, bozulmuştur diyerek yapılırsa, keffaret gerekir.
[ad_1]
Uygun değildir. Kucaklaşmak, öpüşmek dînimizde yoktur. Böyle selâmlaşmak yok, günâhdır. Kafa tokuşturmak da uygun değildir. Çok uzaktan gelen, hasret gidermek için kucaklaşmaya izin verilmiştir.
[ad_1]
O yanlıştır. Bir vakti bile kılsa, âhiretde ona sorulmaz. Bütün vakitlerin kıymetini bildirmek için söylenmiştir. Yoksa, hangi vakit kılınırsa, o borç üzerinden düşer, diğerlerinin hesâbı sorulur.
[ad_1]
Hayattayken verebilir. Evlâdı muhtaçken de verebilir. Hele evlâdı fâsıksa, onlara mîras bırakmak, dünya malı bırakmak, onların günâh işlemesine teşvik etmek demektir. Bunun için meselâ sâlihler bakarlar, evlâdları eğer dîn-i islâm yolundaysa rahatlıkla onlara mal hayattayken de veriyorlar, mîrâs olarak da bırakıyorlar. Eğer öyle değilse, hayattayken o malı ellerinden, hayr hasenât yapmak sûretiyle çıkartıyorlar. Dolayısıyla, bir kimse hayattayken malını dilediğine verebilir mi, evlâdın hakkını gasb etmiş olmaz.
[ad_1]
Alacaklısı ölmeden önce tövbe ve istiğfar etmemişse ahirette yine bunun bedelini öder.
[ad_1]
Orada boşamak kasdı olmadığı müddetçe, küfürlü bile söylemiş olsa, [evet, kaba bir sözdür, uygun bir söz değildir] talâk olmaz.