[ad_1]
Peyderpey [azar azar] verilebilir. Maaşı bin lira ise, her ay yüz lira vererek, bine tamamlayabilir.
[ad_1]
Peyderpey [azar azar] verilebilir. Maaşı bin lira ise, her ay yüz lira vererek, bine tamamlayabilir.
[ad_1]
Buna benzer yerlerde, fiyatlar hemen hemen bellidir ve fiyat listeleri vardır. Dolayısıyla buralara girilince hiç olmazsa fiyatlara bakmak iyi olur. Böyle de olmayıp, yiyip içip de çıkarken kaç para olduğu öğrenilse, bu da kurtarır. Ama diğeri daha rahat olur.
[ad_1]
Kendi hesâbınızda olup, çekmeniz mümkün olan para mülkünüzdür. Çekebilirsiniz dedikleri tarihten itibâren mülkünüz olur. Zekât nisâbınıza da o zamân dâhil edilir.
[ad_1]
Araya bu şekilde şefâatçi koyulabilir. Ama o işe ehil kimselerin girmesine mâni olacak şekilde olursa (ister kendini, ister başkasını) o zaman vebâl olur. Yoksa kendimiz de ehilsek, tavassut edici bulunabilir.
[ad_1]
O kayıt, netice itibâri ile mübarek oluyor. Dolayısıyla ona hürmet ediliyor.
[ad_1]
Caizdir, ama emir değildir.
[ad_1]
Kitaplarda açık net yazılıdır. Resim, cünüb ve köpek bulunan eve rahmet meleği girmez. Bahçede beslenir evin içerisine sokulmaz.
[ad_1]
Evliyâ herşeyi yapamaz. Evliyâ yaratıcı değildir. Peygamberlerde herşeyi yapamaz, yaratıcı değildir. Peygamberler de, Evliyâ da vâsıtadır, sebebdir. Evliyânın kerâmetine inanmıyor, Allahü teâlânın onların üstünden yarattığına inanmıyorsa, itikâdı bozuk demektir. Zaten, Ehl-i sünnet itikâdında olan Evliyâ, Allahü teâlânın sevgilisi olur. Ehl-i sünnet itikâdında olmayan bir kimse Evliyâ olamaz. Bu mümkün değildir. Yani yetmişiki bid’at fırkasında bir din büyüğü, bir Evliyâ yok. İtikâdı düzgün olduktan sonra da, ameli düzgün olması lâzımdır ve bunları Allah rızâsı için yapmalıdır. Sonra, bir de rehberi, üstâdı olması lâzımdır. O üstâdının da hocaları, Peygamber efendimize kadar, silsilesi belli olmadı lâzımdır ki, Evliyâ olsun. Allahü teâlâ âdetini bozarak, bunların hâtırı ve hurmetine yaratır. Buna da kerâmet denir. Allahü teâlâ onlara tasarruf gücü vermiştir. Cenâb-ı Hak izin verirse kullanırlar. Yoksa, Allahü teâlâdan başka yaratıcı yoktur. Ehl-i sünnet itikâdındaki bir müslümân da böyle düşünür, böyle itikâd eder. Ehl-i sünnet itikâdının bildirdiği şekilde Evliyâyı kabûl etmiyor, red ediyorsa, böyle bir kimseyle arkadaşlık devâm ettirilmez. Mesâfeli olmalıdır.
[ad_1]
Cenâb-ı Hakkın helâl ve mübâh kıldığı şeyler var. Meselâ, su mübâhdır. Eve kadar borular döşenmiş, eve kadar bunları akıtıyor. Bunları getirtiyor. suyu taşıyınca, buraya kadar gelince, emek sarf edildi. O suyun bedelini ödemek lâzım. Su, hizmet karşılığı geliyor.