[ad_1]
Sadaka cinsinden adak olur.
[ad_1]
Sadaka cinsinden adak olur.
[ad_1]
Onun bir zararı söz konusu olmaz. Aynı yerde, Kur’an-ı kerim okuyan yerde, öbürleri divanda oturuyorsa o uygun olmaz.
[ad_1]
Müslümân bunu yapamaz. Çünkü bunun îmânı tehlikeye soktuğunu bilir. Bir kimse müslümân olacak, Allahü teâlânın dînini doğru olarak öğrenecek, Muhammed aleyhisselâma tâbi’ olacak, Onun ümmeti olacak, sonra da İslâmiyyetin gelmesi ile beraber yürürlükten kalkmış, hükmü kalkmış, bâtıllaşmış, karmakarışık olmuş, herhangi birinden, herhangi bir inânıştan veyâ o dînin görevlisinden imdâd bekleyecek! Allahü teâlâ korusun! Dileği olduğu için oraya gitmesi, duâ etmesi, onlardan duâ beklemesi, Allahü teâlâ korusun, insanın îmânın tehlikeye sokar, küfür olur. Yani, bir müslümân bunu yapmaz, yapamaz. Müslümân adı altında giden, demek ki İslâmiyyeti bilmiyor, müslümânlığı diye bir şey kalmamış. İmdâd etseler, kendilerine imdâd ederlerdi zaten.
[ad_1]
Emr-i maruf bir defa yapıldığı zaman biz mesuliyetten kurtuluruz. Kızmamak lâzım. Artık kızacak insan kalmadı. Acımak lâzım.
[ad_1]
Hayır, inkâr etmiş olmaz. Tövbe edince geri gelir. (Allahümme innî ürîdü en üceddidel îmâne vennikâha tecdîden bi-kavli lâ ilâhe illallah Muhammedün resûlullah) okutarak, tövbe ve tecdîd-i îmân ve nikâh yapılır.
[ad_1]
Kitâblı kâfirler, hıristiyan ve yahudilerdir. Kitâbsız kâfirler de mecûsîler, puta tapanlar, ateistlerdir. Bir müslüman erkeğin, gayr-i müslim olan kadınlardan sadece kitâblı kâfirlerle evlenmesi caizdir, ama mekrûhdur. Kitâbsız sınıfına dâhil olanlarla evlenmesi ise caiz değildir. Müslüman bir hanımın da, kitâblı olsun kitâbsız olsun, gayr-i müslim bir erkekle evlenmeye niyyet ettiği anda îmânı gider. Dolayısıyla evlenirse de kâfir, kâfirle evlenmiş olur.
[ad_1]
Bir kimse, kendi mezhebinde, bir işi yaparken zorlanırsa, diğer üç mezhebden birini taklid etmesine ruhsat verilmiş. Taklid câizdir, ama telfîk değildir. Telfîk, mezheblerin kolaylıklarını toplamak, insanı tenbelliğe, tenbellik de mezhebsizliğe, mezhebsizlik de Allahü teâlâ korusun kğfre götürür.
[ad_1]
Aslı, faslı yokdur. Bizim mürşidimiz İmâm-ı a’zam Ebû Hanîfe hazretleridir. Biz İmâm-ı a’zam Ebû Hanîfe hazretleri ve yolundaki ve onların hazırladıkları kitâbı okuyorsak, rehberimiz, mürşidimiz onlardır. Dolayısıyla onlara ittibâ edince namazımız da sahîh olur.