[ad_1]
mehmet avci
Bir talibim var. Ehl-i sünnet itikadında değil, ama namaz kılıyor. Ne…
[ad_1]
Erkeğin, ilim, mal, itibâr itibâri ile kadından üstün olması gerekir. Evin huzurunu temin edebilmesi için erkeğin, dînini çok iyi bilmesi, nafakasını temin etmesi, işlerini görmesi gerekiyor. Aksi hâlde o evde huzur olmaz. Evlilikte dikkat edilecek hususlar, (Tam İlmihâl Se’âdet-i Ebediyye) kitâbında hem kadın, hem erkek için bildirilmiş. Onlar okunur, tercihler buna göre yapılırsa, dünyada rahat edilir, âhiretde de ebedî seâdete kavuşulur.
Bir takvîmde, (Şevvâl ayında tutulan oruçlar ayın onikisi ile onyedisi arası…
[ad_1]
Yanlış değil. Bu, peşpeşe hemen de tutulabilir. Pazartesi ve Perşembe günleri de tutulabilir, iki-üç gün ara verilip tekrar tutulabilir. Bir tek cumartesi günü tek olarak tutulmaz. Cumartesi-pazar tutulabilir. Cum’a günü tek olarak da mekrûhdur, buyuruluyor. Cum’a-cumartesi-pazar tutulur; mahzuru söz konusu değildir. Her kamerî ayın 13, 14 ve 15 inci günlerinde [Eyyâm-ı beyd] oruç tutmak hadîs-i şerîflerle tavsiye edilmiştir. O takvîmde de bu bilgi verilmiştir: (12 sinde başlanırsa, 13, 14 ve 15 inde de tutulmuş olur, o sevâba da nâil olursun). Olur. Onun da bir mahzuru söz konusu değildir.
Bir sünnî, bir alevî ile evlenebilir mi?
[ad_1]
Alevî diyelim ki ateist oldu. Sünnî de ateist oldu. İki ateist birbiri ile evlenebilir, hiçbir mahzuru yoktur. Yani bir kimsenin sünnî veya alevî olması önemli değildir. Önemli olan, bu kimse Allahü teâlânın varlığına ve birliğine inanıyor mu, Muhammed aleyhisselâmı peygamber olarak kabul ediyor mu, Muhammed aleyhisselâmın getirdiği dîni kabul ediyor mu, beş vakit namaz kılıyor mu, gusül abdesti alıyor mu, haramları öğrenip onlardan sakınıyor mu? Sünnî ama ateist, islâmiyyetten haberi yok. Bununla da evlenilmez. Alevî kökenli, alevî anne-babadan dünyaya gelmiş ama beş vakit namazını kılıyor, orucunu tutuyor, Ehl-i beyt-i, Eshâb-ı kirâm “aleyhimürrıdvan” efendilerimizin hepsini seviyor, muhabbet ediyor, haramlardan sakınıyorsa mesele yoktur.
Bir şeyler okuyup Peygamber efendimize hediye ediyoruz. Biz bu durumda Peygamber…
[ad_1]
Peygamber efendimiz “aleyhissalâtü vesselâm” vefât etti. Ama Onlar bizim anlamadığımız şekilde diridirler. Ruhları da mübarek kabirlerinde değildir. Bizim bilmediğimiz bir hayatla diridir diye düşünmeli ve öyle hediye etmelidir.
Bir şeyi arasam diye kendime lanet ettim. Bu yemin olur mu?
[ad_1]
Olmaz. Çünkü yemîn, Allahü teâlânın ism-i şerîfi üzerine (vav) harfi ile vallahi, (bâ) harfi ile billahi, (tâ) harfi ile tallahi diyerek yapılır veyâ (yemîn ederim) demekle olur. Mushaf hakkı için, demek yemîn olur. Kâfir olayım ki.., [böyle demek uygun değil ama] yemîn olur. Bu yemîn bozulursa keffâret gerekir. Tövbe istigfâr edeceksiniz.
Bir şey okuyup hediye ederken, Peygamberlerin isimlerini zikrediyorum ve onlara bağışlıyorum.…
[ad_1]
Aşağı yukarı yirmisekizi Kur’ân-ı kerîmde zikrediliyor. Peygamberin adedleri hakında da yüzyirmidörtbinden fazladır, buyruluyor. Bilebildiklerinizin ismlerini sayıyor ve o şekilde hediye ediyorsunuz. Peygamber efendimize ve tüm Peygamberlere deyince hepsine gider.