Birikmiş param var. Bir de arsa aldım. Bunun zekatını nasıl vereceğiz?

[ad_1]

Dört mezhebin fıkıh kitâplarında açık net olarak zekât dört türlü maldan verilir buyuruluyor. 1- Altın ve gümüş. 2- Ticaret malı. 3- Toprak mahsulü. 4- Hayvan zekâtı.

Bu arsayı ekseydiniz toprak mahsulü zekâtına girebilirdi. Ekmediğiniz için, zekâta girmiyor. Dolayısıyla bu arsanızı zekât malının içerisine dâhil etmiyorsunuz. Elinizdeki birikmişler [şu anda 8000-8500 civârında oynuyor] nisâba ulaşırsa, üzerinden de bir sene geçmiş ise, kırkta birini ayırır, altın olarak devrini yapar, kâğıt para olarak da verebilirsiniz.

Bireysel emeklilik için bir yere başvurdum. Burada da altıbin lira civârında…

[ad_1]

Ona kalırsa gününü dolduran bir kimse de, her an emekli olabilirim diyor. Parayı oraya verince, onların tasarrufuna geçti. Şu anda para sizin değildir. Onlar emânetçi olsa idi, tasarruf size âid olurdu. Bankada parası olan bir kimsenin de tasarrufu kendine âiddir. Vadeli yatırdıklarını çözdürebilir. Vadesizler zaten problem değildir. Dolayısıyla siz, bunu nisâba dâhil etmiyorsunuz.

Birden fazla bozmuş olduğum oruçlarım var. Bunlara bir seferde altmışbir gün…

[ad_1]

Altmış gün. Meşrû bir sebepten dolayı bozulursa kaza gerektirir. Ama bunların hiçbirisi yok. Ne yolculuk, ne hastalık. Böyle bir durum söz konusu değil iken, bilerek, kasten oruç bozmanın cezâsı altmış gündür. Meselâ bir Ramazân-ı şerîfte birkaç tane, öbür Ramazân-ı şerîfte birkaç tane keffâret gerektiren durum olsa, hepsi için bir tane keffâret tutarsınız. Bir Ramazân-ı şerîfte bozulup keffâreti tutulmuşsa ve ertesi Ramazân-ı şerîfte yine keffâret gereken bir şey yapılmışsa, gene tutarsınız. Önceden keffâret tutulmamış ise, daha sonra bunlar öğrenilmişse, öğrendikten sonra bir kere keffâret tutarsınız. O tutmadığınız oruçları da kaza edersiniz.

Birçok hastalıklarım var. Ne yapmam gerekir?

[ad_1]

Şunu hiçbir zaman unutmamak gerekir ki, Allahü teâlânın dediği olur. Takdir eden, yaratan, dileyen, cenâb-ı Hakdır. Her kulunu, farklı şekilde imtihân eder. Kimse bunu değiştiremez. Allahü teâlâ hastalığa sevâb vermez. Buna ne nisbetde sabredilirse, ona ecir ve ücret verilir. Doktor ve duâ sebebine yapışılır. Hastalığı anlata anlata da, şikâyet hâline getirmemelidir.