[ad_1]
Eğer bir rahatsızlığınız varsa ve bedelini de ödeyecek durumunuz yoksa, duâ edersiniz, istigfâr okursunuz. İleride elinize imkân geçerse onların fidyesini verirsiniz.
[ad_1]
Eğer bir rahatsızlığınız varsa ve bedelini de ödeyecek durumunuz yoksa, duâ edersiniz, istigfâr okursunuz. İleride elinize imkân geçerse onların fidyesini verirsiniz.
[ad_1]
Gücünüz yettiği kadarıyla ödemeye çalışın. Siz de babanıza yardım ettiğiniz için evlatlarınızda size yardım eder. Ehl-i sünnet âlimleri buyuruyorlar ki, (Eden bulur). Allahü teâlâ Kuran-ı kerimde, Zilzal suresinde -mealen- buyuruyor ki, (Zerre kadar iyilik, karşılık görecektir. Zerre kadar kötülük, karşılık görecektir). Bu hiç değişmez. Kimsenin yaptığı yanına kâr kalmayacaktır. Zerre kadar iyilik, karşılık gördüğü gibi zerre kadar yapılan kötülükte karşılık görecektir. İyilik eden iyilik bulur. Kötülük eden, kötülük bulur.
[ad_1]
İmâm-ı Gazâlî hazretlerinin naklettiği var: Eshâb-ı kirâm, Kudüs’e geldikleri zaman, [Kudüs Hristiyan] bunların ellerinden ekmek aldılar, su aldılar, yediler, içtiler. İmâm-ı Gazâlî hazretleri, araştırmadılar buyuruyor. Peynirin içerisine domuz mayası karıştı mı, suyun içerisine alkol girdi mi, araştırmadılar. Zâhiren harâm olan bir nesne görmediler, aldılar ve yediler.
Zâhiren bakacağız, harâm olan bir nesne yok ise, bunlar da ehl-i kitâp, biz onu alır ve yeriz, bize günâh olmaz.
[ad_1]
Yok. Dînî nikâh akdi, söylenen bazı kelimeler ve şartlarla meydana gelir. Bu akdin fesh edilmesi için de belli kelimeler ve şartlar var. O kelimeler ve şartlar oluşunca bu akid bozulur. Yoksa, erkek de kadın da zinâ etmiş bile olsa, kötü filmlere bakmış olsa, günâha girerler, ama dînî nikâh akdine bir zararı olmaz.
[ad_1]
Allahü teâlânın koymuş olduğu bir hudut var. Dînimiz ayrı oturmayı emrediyor. Biz Rabbimizin çizdiği hududa riayet ederiz. Bunun için akrabalar gelmezse, gelmesin.
[ad_1]
Uyuyanlar olabilir. Bir kelime, bir cümle hâtırında kalabilir. O da onun son nefeste îmânla gitmesine sebebiyet verebilir. Alalhü teâlânın sevdiği zâtların hayatları, kitâpları üç-beş kişi bir araya gelinerek okunmalıdır. Sohbet olur. Mutlaka istifade edilir. Vazgeçmemelidir, kendiniz de, gelenler de istifade eder. Ehl-i sünnet âlimlerinin kitâpları okunurken, kalbi, ruhu temiz olanlar feyz almaya başlayınca uyurmuş. Onu da hakîr görmemeli, bu işe devam etmelidir.