[ad_1]
Ehl-i sünnet itikâdında olmayan, mezhebsiz, bid’at ehli olan böyle yapar. Güneşi gören yarasa rahatsız olur. Ehl-i sünnet âlimlerinin kitâplarına düşmânlık, onun itikâdının bozuk olduğunu gösterir.
[ad_1]
Ehl-i sünnet itikâdında olmayan, mezhebsiz, bid’at ehli olan böyle yapar. Güneşi gören yarasa rahatsız olur. Ehl-i sünnet âlimlerinin kitâplarına düşmânlık, onun itikâdının bozuk olduğunu gösterir.
[ad_1]
Çok zarûri durumlarda câizdir. Ama kerâhat vakti geçince yapmalıdır. O vakitte hiçbir namaz kılınmıyor.
[ad_1]
Böyle durumlarda, bir kadınla bir erkeğin, bir odada yalnız kalmamasına dikkat etmeli, örtülü olmalıdır. Fazla uzun uzadıya da sohbet eder şeklinde de yapmamaya gayret etmelidir. Hani din büyükleri buyuruyorlar ki, (Bir şeyin tamamın yapılamasa da, hepsini de terk etmemelidir
[ad_1]
Hanefi mezhebinde Cuma namazı onaltı rekattır. Bunu hiç kimse değiştiremez. Dört rekatı, ilk sünnettir. iki rekatı Cumanın farzdır. Hutbe okunduktan sonra, cemaat ile kılınır. Bundan sonra dört rekat, Cuma namazının son sünneti kılınır. Dört rekat da zuhr-i ahir [son öğle] kılınır. Bu namaza, (Niyet etttim. Üzerime en son farz olan kılmadığım öğle namazına) diye niyet edilir. Ondan sonra iki rekat de vaktin sünneti kılınır. Zuhr-i ahirin mutlaka kılınması lâzımdır.
[ad_1]
Kabirdekine faydası olur. Kabir üzerine değil de, kenara bir yere koyulur.
[ad_1]
Bu yanlış bir şey değildir. Herkes ölen için dua eder, (Ya Rabbi! Bunu mağfiret eyle) diye Allahü tealadan mağfiret talebi yanlış değildir, kullanılabilir.
[ad_1]
Uygun değildir.
[ad_1]
Şahsi olarak, nefsi olarak hareket edince netice itibâri ile davranış bu olur. Benim dediğim olur dediği zaman islâmiyete değil, nefsine uyuyor. Halbûki islâmiyet, erkek hanımının, annesi babası ile görüşmesine mâni olamaz diyor.