[ad_1]
Okuması harâm, câiz değil ki. Bu hangi kitâbda yazıyor?
[ad_1]
Okuması harâm, câiz değil ki. Bu hangi kitâbda yazıyor?
[ad_1]
Mezhebsiz, zındık olmuşlar, iskatı inkâr ediyorlar. Âhir zaman. Bu zamanda, doğru yolu anlatanı bulabilmek, ona karşı muhabbet duyabilmek, onun doğrultusunda hareket edebilmek, çok az kimseye nasib olur.
İskâtı, ehl-i sünnet itikâdında, îmânlı, fâkirler yapar. Allah rızası için yapılır, iskâta oturanlara da üç, beş kuruş bir şeyler verilir. Eğer ölen kimse îmânlı ise, Allahü teâlâ da yapılan iskâtı kabul edip, o kulunu affetmeyi murad etti ise, netice itibâri ile o kulunu affeder. Hiç kimse kıldığı namazın da kabul olduğunu bilemez. İskât vardır, hanefi mezhebinde de, diğer mezheblerde de mevcuttur. Tam İlmihâl Seâdet-i Ebediyye kitâbında, birçok kitâptan alarak anlatılmıştır. Yok diyenlere itibâr etmemelidir.
[ad_1]
Ölçü olmadıktan sonra böyle olur. Nefs yaratılış itibarı ile Allahü teâlâya düşmandır. Her insanda, kadınlarda erkeklerde vardır. Hatta kadınlarda, erkeklerden dokuz kat daha şiddetli yaratılmıştır. Dolayısıyla içerideki düşman [ya’ni nefs] pusuda bekleyip, duruyor. Emir altına girmek istemiyor. Bu yüzden nefs doğrunun düşmanıdır. Nefs birşeyler yapıp, yaptıklarını da doğru kabul eder. Allahü teâlânın gönderdiği, Peygamber efendimizin (aleyhisselâm) bildirdiği, Eshâb-ı kirâm efendilerimizin (aleyhimürrıdvan) naklettiği, ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarına yazdıkları doğru ve hak olan yol nefsin düşmanıdır. Nefs bu yola gelmez. Dolayısıyla nefsinin esiri olan bu ve benzeri insanların dinden haberi yoktur. Bunların tuzaklarına düşmemek için de alt yapımızın olması gereklidir. Alt yapının oluşabilmesi için de ehl-i sünnet âlimlerinin kitapları okunmalıdır. Okunursa o zaman [cahillerin ve din düşmanlarının tuzakları] anlaşılabilir ve ölçüyü yakalayabilir. Hülâsa kadınların âdetli olarak camiye girmeleri haramdır, günahtır. Bunu değiştiren kimse [bu meseleyi] hafife alıyorsa imanı gider, kâfir olur. Mürted [dininden dönme] olur. Kadın da [bu harama] ehemmiyet vermeyerek, giderse onun da imanı gider. Muhammed bin Kutbüddin İznikî hazretleri buyuruyorlar ki, (Ta’zim edilmesi [hürmet edilmesi, saygı gösterilmesi, yerine getirilmesi] gerekeni, tahkir; [red ederse] tahkir edilmesi [yapılmaması, red edilmesi] gerekeni ta’zim [saygı] küfürdür).
[ad_1]
Ehl-i sünnet âlimlerinin kitâplarını okumayanlar, mezhebsizlerin kitâplarını okuyup yetişenler böyle söyler. (Tam İlmihâl Se’âdet-i Ebediyye)nin (Meyyit için iskât) bahsi var. Orada çok geniş bir şekilde, delilleri ile birlikte izâh ediliyor.
[ad_1]
Hayvanlar, Allahü teâlânın emir ve yasakları ile mükellef değiller. Bunu nereden çıkarmışlar? Hayvanlarda öyle bir şey yok, emir ve yasaklarla muhatap edilmemişlerdir. Emir ve yasaklara sadece insan ve cin muhatapdır. Emirleri yapmak, yasaklardan sakınmak da müslümânın vazifesidir, kâfirin değildir.
[ad_1]
Herkes yedide bir ortaktır.
[ad_1]
Sadece duâ ile olacak değildir. Duânın şartlarına da yapışmak lâzımdır. Duâ istenebilir. Gıyâben yapmış olduğu duânın kabûl olma durumu kitâblarda bildirilmiştir. İstenebilir, ama onu da çığrından çıkarmamak kaydı şartıyla.
[ad_1]
Câmiye gelen görevlinin din gayreti olmayabilir. Eğer namazı bozacak, dini hafife alacak davranışlar varsa gidilmez. Açıktan günâh da işliyorsa, namaz böyle birine teslim edilmez. Câmiye gitmek ayrı bir şeydir ama namazı teslim etmeyiz. Böyle durumlarda yalnız kılmak efdaldir.
[ad_1]
Olur mu öyle şey? Orada kadın erkek, beraberce içiçe tavâf etmek harâmdır. Şartlar ve durum müsâid değildir. Orada edeb gözetilemez. Kâ’be-i muazzamanın içerisinde kalbden geçenler de günâh olarak yazılıyor. Bir kimsenin önceden kendisini çok iyi hazırlaması gerekir. Şartlarını da iyi öğrenmesi lâzımdır. Hanımların şu şartlarda hacca gitmesi hiç mümkün değildir. Mutlaka harâm işlerler. Bunlara itibâr etmemelidir. İlâhiyyat kimliği vardır, ama dinsizdir. Bunları iyi tanımalıdır. İyi tanıyabilmek için de Ehl-i sünnet âlimlerinin kitâblarını okumalıdır. (Tam İlmihâl Se’âdet-i Ebediyye)yi dikkatli bir şekilde okuyan bir kimse, böylelerinin kimliklerini çok iyi bir şekilde tanır. Bunların şerrinden de kendini korur.