[ad_1]
Olur. Böyle bir söz verdiniz, ama o fakîrlere ulaştıramadınız, bulunduğunuz yerdeki fakîrlere verseniz olur. Din-i islâma hizmet eden yere de verilebilir. O miktarı verdikten sonra mesele yoktur.
[ad_1]
Olur. Böyle bir söz verdiniz, ama o fakîrlere ulaştıramadınız, bulunduğunuz yerdeki fakîrlere verseniz olur. Din-i islâma hizmet eden yere de verilebilir. O miktarı verdikten sonra mesele yoktur.
[ad_1]
Güneşin hareketine bakılır. Yüzümüzü, doğduğu tarafa çevirdiğimizde arkamız batı, sağımız güney, solumuz kuzey olur.
[ad_1]
Hayır. Okudunuz, sevâba kavuştunuz. Kendinizde kaldı. Hediye ederseniz daha çok sevâba kavuşursunuz.
[ad_1]
Hayır. Eğer imkânınız varsa, çalıştığınız yerde mekrûh vakit girmeden önce ikindiyi kılmalıdır. Baktınız ki zorladı, kılamadınız, o zamân evde mekrûh vakitde de olsa farzını kılarsınız.
[ad_1]
Değildir. Çoluğunun çocuğunun nafakasını Allahü teâlâ erkeğe yüklemiştir. Çalıştığı kazanca göre vermekle mükellefdir. Fazlasını kazandığı zamân, hanımının bu para üzerinde herhangi bir hakkı yoktur. Çocuklarının ve hanımının nafakalarını kısmamak kaydı şartıyla kazancı fazla ise, annesine, babasına, kardeşlerine veyâ diğer insalara yardım etmekde, hanımından izin alma mecbûriyeti söz konusu değildir. Kadının çalıştığı zamân parasını kocasına, babasına verme mecbûriyeti olmadığı gibi, kazandığı üzerinde tam tasarruf sâhibidir ve onu da dilediği şekilde harcayabilir. Hatta kadının elde ettiği parayı, nafakaya katma mecbûriyeti de yoktur. Yaparsa ihsân etmiş olur.