[ad_1]
Câmilere yardım etmeye devam ederiz. Bid’at işleyen, hesabını kendi verecek. Câmiler bizimdir.
[ad_1]
Câmilere yardım etmeye devam ederiz. Bid’at işleyen, hesabını kendi verecek. Câmiler bizimdir.
[ad_1]
Güzel bir şeydir. Zamanı ona göre ayarlanır ve öğrenilir.
[ad_1]
Tabiî. Öğlenin ilk sünnetine (ilk kazaya kalan öğlenin farzı), son sünnetine de (ilk kazaya kalan sabah namâzının farzı), diye niyyet edilir. Kim bilecek, kim sorgulayacak? Kendiniz istediğiniz gibi yaparsınız. Artık eskisi gibi değil, câmi’lerde kaza namâzları kılanlar var.
[ad_1]
Uygun değildir. Ho-parlör, koltuk alacağız diye para verilmez. Diğer ihtiyâçlar için ayrıdır.
[ad_1]
Hanefî mezhebinde câmi’ye girer girmez, niyyet ettim itikâfa diye sağ ayakla girilir. Öğle vakti girdiysek, öğle namâzının ilk sünnetini kılmaya dediğimiz zamân bu, tehıyyetül-mescid namâzı yerine de geçer. Ama kitâplarda buyuruluyor ki, diyelim ki yeni abdest aldık, câmi’ye girdiydik, öğle vaktiydi, öğlenin ilk sünneti de var, mescide girince tehıyyetül-mescid namâzı da var, bir de abdest için şükür namâzı var. Öğlenin ilk sünnetine, niyyet ettim öğlenin ilk sünnetine ve tehıyyetül-mescid namâzına ve abdest için şükür namâzına da diyebiliriz. Zaten o namâza öyle niyyet etmesek de, o namâz tehıyyetül-mescid namâzı yerine de geçer.
[ad_1]
Eskimiş ise, yıpranmış ise, başka yapılacak bir şey yoksa imhâ için yakılabilir. Onları asabilecek biri var ise, ona vermek daha iyidir.
[ad_1]
Câmiye yardım edilir. Yapılan her hayır, sadaka cinsindendir, sadaka sevâbı hâsıl olur.
[ad_1]
Zaten meâlleri yazılıyor. Yazılabilir, mahzuru olmaz.