[ad_1]
mehmet avci
Câminin bir bölümünde ayakkabı ile girilebilecek bir mekân var. Orada sıralara…
[ad_1]
Câizdir, onun bir mahzuru söz konusu değildir. Ayak bastığımız yere seccâde, temiz bir şey seriyorsak, namâz kılmanın da mahzuru söz konusu değildir.
Câmilerin kıble duvarına Kâ’be resmini asmak doğru olur mu?
[ad_1]
İnsan resimleri belli ise caiz değildir. Belli olmuyor da sûret şeklinde ise kurtarır. Kâ’be resmi asılacaksa, insanlar tavâf ederken değil de, çıplak olarak çekilen resmi asılabilir.
Câmilerin ikinci katından imâma uymak caiz midir?
[ad_1]
Onun bir mahzuru söz konusu değildir. Çünkü sesi de duyuluyor, kendisi de görülebiliyor. Apartman katı gibi olsa olmaz.
Câmilerin altına iş yeri, tuvalet yapıyorlar. Bunlar uygun mudur?
[ad_1]
Doğrusunu ecdâdımız yapmış. Peygamber efendimiz “aleyhissalâtü vesselâm” zamânındaki Mescid-i nebî, Mescid-i harâm esâs alınmıştır. Bunların yapılış şekilleri, kullanış şekilleri bellidir. Ne üstlerine, ne altlarına bir şey ilâve edilmemiş. İş yeri olarak veyâ tuvalet olarak, böyle bir şey yapılmamış. Önceki yapılanlara uygun değildir. Bu şekilde de yapılması uygun değildir. Yapılan yerde de kılınan namâz kabûl olur, o ayrı bir meseledir.
Camilere tv yayını için girenler abdestli abdestsiz girebilirler mi?
[ad_1]
Abdestsiz girilmez.
Câmilere tabure konma meselesinde açıklama yapabilir misiniz?
[ad_1]
Eline tabure alıp giden farkında değil ama bir bid’ati câmiye sokuyor. Bazı câmi’lerde husûsi olarak divanlar bile yapılmış. Bir de masası eksik. Bunlar câmi’yi kiliseye çeviriyorlar, farkında değiller. Bunları yapanların, işlemiş oldukları bu bid’atler sebebiyle, öldükten sonra da amellerine yazılmaya devam edecektir. Bunları yapanlar ayrıca başkalarına örnek oluyorlar ve kötü bir çığır açmış oluyorlar. Böylece hem kendi günâha giriyor, hem de onun arkasından gelenlerin günâhı da ona yüklenmiş oluyor. (Bid’at sahibi Cehennemin köpekleridir) buyruluyor.
Câmilere (Allahın evi) deniyor, böyle söylemekte bir mahzur var mıdır?
[ad_1]
Hayır, yoktur. Câmilerde ibâdet edildiği, Allahü teâlâ zikredildiği için, o isim verilmiştir. Yoksa, hâşâ Allahü teâlânın herhangi bir mekânla bağlantısı söz konusu değildir.