[ad_1]
Câmide dünyâ kelâmı konuşmak, yiyip-içmek câiz değildir. Ancak itikâfa niyet eden bunu yapabilir. Bunun dışınca câiz değildir, bunu câminin dışına taşımalıdır.
[ad_1]
Câmide dünyâ kelâmı konuşmak, yiyip-içmek câiz değildir. Ancak itikâfa niyet eden bunu yapabilir. Bunun dışınca câiz değildir, bunu câminin dışına taşımalıdır.
[ad_1]
Cemaate geç yetişen hemen niyet eder, imama uyar, ellerini bağlar ve Sübhaneke okur. Ancak imam sesli okuyorsa, Sübhaneke okumaz. Zira, Sübhaneke okumak sünnet, imamın kıraatini dinlemek ise farzdır. Sadece sessiz okunan kısımda, Sübhaneke okunur. Mesela, akşam namazının 3.rekâtında cemaate yetişen kimse hemen niyet eder, imama uyar, imam sessiz okunduğu için Sübhaneke okur. Sonrasında imam selam verip, namazı bitirdiğinde, kalkar ve yine Sübhanekeyi okur. Sonrasında Eüzü besmele, zammı sure, Fatiha okur ve kalan rekâtları tamamlayıp, selam verir. Ayrıca kitaplarda buyruluyor ki: (İmama kıyamda veya rükûda yetişen, o rekâtı kılmıştır. Mesela 1.rekatta rükûda imama yetişildi, hemen niyet edip, Allahü Ekber denilerek rükuya eğilinir, bir defa Sübhane Rabbıyel azim denir ve imamla birlikte kalkılır. Böylece mesbuk (cemaate geç yetişen kimse) o rekatı kılmış olur. İmama rükudan kalktıktan sonra yetişilirse, o rekat kılınmamış olur ve telafi edilir, buyruluyor.)
[ad_1]
Bir rek’ati imamla kılamadı ise, imama uyar, tekbir getirir. Rükü, secdeler yapılır. İmam oturduktan sonra kalkar, Sübhaneke, Fâtiha, zamm-ı sûre okur, rükü, secdeleri yapar, oturur. Ettehıyyâtü, salli-bârik, Rabbenâ âtina.. okur, selâm verir.
[ad_1]
İmâm selâm verince biz kalkarız. Sübhâneke okuruz, Fâtiha, zamm-ı sûre okuruz. Rükü, secde yaparız. Oturmalara sondan kavli evlâdır, fakat Türkiyede yaygın değildir. Rükü ve secdeden sonra oturulacak. Ayağa kalkınca Fâtiha, zamm-ı sûre okunacak. Rükü, secde yapılacak ve kalkılacak. Bir rek’at kalmıştır, sadece Fâtiha okunacak. Rükü ve secdeden sonra da oturulacak. Evlâ olanı budur.
[ad_1]
Sağ tarafı yaşlılara bırakmak evlâdır. İmâmın arkasında, imâma bir şey olduğu zaman, bilen birisinin durması lâzımdır. Öbür tarafa, kim erken gelirse, o durabilir.
[ad_1]
Celsede, (Sübhânallah) diyecek kadar durmak lâzımdır. (Sübhânallah) demiyeceğiz.
[ad_1]
Normal namaz kılınmadığı gibi cenâze namazı da kılınmaz. Çelenge karşı namaz kılınabilir, ama resim uygun değildir. Koyanlar hesâba çekilecektir.
[ad_1]
Cenâb-ı Hak, yeryüzünde bile yakacak olarak taşları yaratmış. Meselâ kömür, yanıyor, taştır. Onun mahiyetini bilmiyoruz.