[ad_1]
Kıskanmak yok, ama pişman olmak var.
[ad_1]
Kıskanmak yok, ama pişman olmak var.
[ad_1]
Cennetde üzüntü yok. Görülecek. O görme düşüncesi geldiği zamân kavuşacak. Çünkü görme düşüncesi kalbine geldiği anda kavuşamazsa, üzülür. Cennetde pişmânlık var da, üzüntü yok. Meselâ Peygamber efendimizin “aleyhissalâtü vesselâm” Cennetin merkezinde. Dolayısıyla insanlar Peygamber efendimizin “aleyhissalâtü vesselâm” sohbetine de gidecek. Fakat sohbet bittikten sonra herkes yerine giderken, (Dünyâda, Allahü teâlâ şu belâ ve musîbeti verdiği zamân ben ona sabretseydim, şimdi benim ev buralarda olurdu, uzakta olmazdı) düşüncesi hâtıra gelecek. Pişmânlık olacak, buyuruluyor. Fakat o pişmânlık Cennete giren herkes için olacak. Çünkü her makâmın bir üstü var. Bir de şu var: Cennetde de, [derecenin yükselmesi için] ayrıca şefâat olacak.
[ad_1]
Allahü teâlâ göstermeyecek. Çünkü Cennetde üzüntü yok. Öbür türlü Cehennemdekileri görürse, dünyâdayken tanıdığı, bildiği vardır. Onları hâtırlar, üzülür. Cennetde üzüntü olmayacak.
[ad_1]
Hayır, orası Cennet. Dünyâda iken annesi, babası idi. Dünyâda onun sülbünden gelmiştir. Orada yaratılan bedenler farklıdır, bu beden değildir. Daha detâylı bilgiyi biz de görmedik.
[ad_1]
Hayır değildir, bizzat mekândır. Allahü teâlâ oraya girecek bedenleri ayrıca yaratacak. Biz şimdi bu bedenle dünyada yaşıyoruz. Yeni bedenleri ise Cennete ve Cehenneme gidecekler için sonsuz dayanacak şekilde yaratacak. O bedenlerle oraya gidilecektir.
[ad_1]
Bantın üzerine mesh edilecek.
[ad_1]
Hayır, yok. Yakını hizmet etmiş olur. Yoksa dini bir vecibe değildir.
[ad_1]
Abdest aldırmak deyince, bu cenâzede de aynı şekildedir. Abdest nasıl alınıyorsa aynen öyle aldırılır. Bunun başka türlüsü yok. Ölü için farklı, diri için farklı diye bir şey kitâblarda bildirilmemişdir. Abdest aldırılmadan önce ele bez gibi bir şey geçirmek sûretiyle kaldırılır ve mide, bağırsaklar boşaltılır. İdrar kesesinde bir şeyler varsa onlar giderilir. Sonra o bölge temizlenir. Orası yıkandıkdan sonra abdest aldırılır ve sonra baş, sağ ve sol omuz üçer defa olmak üzere, sağ taraf ve sol taraf yıkanmak sûretiyle bitirilir.
[ad_1]
Toprağın ve cesedin durumuna mâni olan bir hâldir. Hemen çürümez. Onun hakkında kesin bir zaman dilimi bildirilmemiş. Nemli ise, suyun içinde kalıyorsa parçalanması, çürümesi daha hızlı olur. Kişi ehl-i sünnet itikadında ise, büluğ çağından itibaren hiç haram yememiş ise, ibadetlerini de yapmışsa, Allahü teâlâ böyle kullarının da cesedinin çürümemesi için toprağa emir verirmiş. Haram yemeyen, ibadetlerine devam edenin bedenini toprak çürütmüyor.