[ad_1]
mehmet avci
Çevremde sorduğum zaman müslümanım diye bir çok insan var. Fakat imanını…
[ad_1]
Ehl-i sünnet âlimleri hep ihtiyatlı yazmışlar. Küfrü girecek bir söz söyleyen, belki akşama evde tövbe etti. Biz, onu bilmiyoruz. Biz sadece dua ederiz. Buğz etmek ayrı bir şey, hüsn-i muâmele ayrı bir şey, ikisini birbirine karıştırmamalıdır. Sıradan birisine, kâfir muâmelesi yapamayız. Ama, islâmiyete zarar veriyorsa, küfrü bilerek yapıyor ve isrâr ediyorsa, o zaman da muâmelemiz ona göre olur.
Çevremde imanı giden çok kimse var. İmanımızı muhafaza etmek için ne…
[ad_1]
Sadece sizin çevrenizde değil ki, biz de bu toplumda yaşıyoruz. Îmânını muhâfaza edebilen çok az kimse var. Ancak, Ehl-i sünnet âlimlerinin kitâplarını okuyanlar îmânını muhâfaza edebiliyor. Devamlı, Ehl-i sünnet âlimlerinin hayatları ve kitâpları okunursa ve böyle kimseler bir araya gelir, birbirlerine destek verirse, bunlar îmânlarını koruyabiliyorlar.
(Tam İlmihâl Se’âdet-i Ebediyye) kitâbını hazırlayan Hüseyin Hilmi efendi “rahmetullahi aleyh”, Halıcıoğlu askeri lisesinde öğrenci iken, elli altmış kişi oruç tutarken, derse giren öğretmenlerin telkini, yanlış bilgiler vermesi neticesinde bu elli altmış kişi ine ine, bu zât yalnız kalıyorlar. Burada samimiyetle yaptıkları duâ neticesinde, Seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazretlerine kavuşuyorlar.
İnkâr, küfür boğaz gibi akıyor. İnsan da bunun karşısında saman çöpü gibidir. O saman çöpü, ancak bir kaya kovuğuna gelir ve ona yapışırsa akıntıdan kurtulabilir. (Yâ Rabbi! Ben sana îmân ettim. Sana doğru olarak ibâdet etmek, doğru olarak inanmak, Senin rızâna kavuşmak istiyorum) diye, cenâb-ı Hakka samimiyetle yalvaran bir kimse, vallahi de, billahi de, tallahi de bu kimseye Allahü teâlâ tutunacak dal gönderir.
Biz ahir zamanda yaşıyoruz. Peygamber efendimizin “aleyhissalâtü vesselâm” buyurduğu gibi, (Öyle bir zaman gelme durumu vardır ki, o zamanda imânı muhâfaza etmek, avuç içinde kor ateşi tutmak gibidir). Atılırsa imân gidecek, tutulursa el yanacak. Böyle bir zamandayız.
Hepimizin tek bir silahı var, istiğfara devam edeceğiz. Elimizi açıp duâ edeceğiz. (Yâ Rabbi! Dînini bilen, seven kimseleri karşımıza çıkar. Öyleleri ile arkadaş eyle. Öyle kimselerle beraber bulundur).
(Tam İlmihâl Se’âdet-i Ebediyye) kitâbını doğru dürüst okumayan ne ibâdetlerini doğru dürüst yapabilir, ne imânını koruyabilir, ne itikâdını koruyabilir. Mümkün değildir. (Tam İlmihâl Se’âdet-i Ebediyye) sağlam bir kayadır. Yüzlerce, binlerce Ehl-i sünnet âlimlerinin kitâbından alınmış. Nakli esâs almış, Ehl-i sünnet itikâdı anlatıyor. Düşman olanlar da bid’at ehlidir, zındıktır, masondur, dinsizdir..
(Hakîkat Kitâbevi)nin kitâplarına dört elle sarılmalıdır.
Çevremde ehli sünnet kimse yok. Bundan dolayı evlenemedim. Yaşımda geçiyor. Ne…
[ad_1]
Bir kimse Allahü teâlânın rızasına uygun birisi ile evlenmek isterse, Cenabı Hak, uygun birisini karşısına çıkarır.
Çevremde sevaptan mahrum kalıyorsun sünnetler terk edilemez diyorlar. Bende gel gitler…
[ad_1]
Her yaratılan mahlûkatın bir vazifesi vardır. İnsanın da, nefsin de, şeytanın da vazifeleri vardır. Herkes bir iş için yaratılmıştır. Bu dünya imtihan yeridir, hak ile bâtıl karışıktır. Böyle durumlarda yapılması gerekenler şunlardır;
1- (Tam İlmihâl Se’âdet-i Ebediyye) kitabını defâat ile okumalıdır.
2- Tevbe, istiğfar etmelidir.
3- Böyle gel gitler olduğu zamanlarda abdest alıp, iki rek’ât namaz kılmalıdır ve namazın ardından, başında ve sonunda üç salevat-ı şerife getirerek; üç İhlâs, bir Fâtiha okumalı ve bunlardan hâsıl olan sevabı (Tam İlmihâl Se’âdet-i Ebediyye) kitabının 969. sahifesindeki büyük âlimler şiirinde geçen silsile-i âliyye büyüklerinin ruhuna hediye etmelidir. (Yâ Rabbî, ben dînimi doğru olarak öğrenmek istiyorum, beni bozulmaktan koru!) diyerek silsile-i âliyye büyüklerinin yüzü suyu hürmetine cenâb-ı Hakka niyâz etmelidir. ”Allahümme ya Mukallibel kulûb, sebbit kalbî ala dînik” (Ey kalbleri bir hâlden bir hâle çeviren Rabbim. Benim kalbimi, dîninde sâbit kıl!) düâsını da okumalıdır.
Çevirgel duâsı diye bir şey var mıdır?
[ad_1]
Bu daha önce gündemdeydi. Şimdi gene çıkardılar. Bunu bazı kitâplara yazmışlar. Adam isim takmış. Böyle bir şey söz konusu değildir. Duâ, Allahü teâlânın yarattığı sebeplerden birisidir. Şartları var. Bu şartlara uyarak yapılır.
Çeşitli salavat ı şerifeler var. Bunları okumak uygun mudur?
[ad_1]
Bu konuda islâm âlimleri, sırf salevat-i şerifeleri anlatan kitaplar yazmışlar. Yüzlerce çeşidi var. Meselâ Hakîkat Kitâbevinin yayınlamış olduğu kitaplarda bunlardan bir kısmı nakledilmiş. Onlara devam edilir. Bütün mesele, ehl-i sünnet âlimleri kitaplarında bildirmiş midir.