Cuma günü kabir ziyâretinde, geleni tanırmış. Bu doğru mudur?

[ad_1]

Doğru, kitâplarda aynen böyle yazıyor. Perşembe günü öğleden sonra, cumartesi öğleye kadardır. Bu da, Cumanın bereketindedir. Diğer zamânlarda da gidip, kabir başında beklenir ve hep o düşünülürse, yine bağlantı kurulur, gene tanır.

Cuma günü hutbede cemaat ellerini açıp dua etmesi uygun mudur?

[ad_1]

Hiçbirisi uygun değildir. Zaten bugünki hutbeler de uygun değildir. Hutbe namaz gibidir, dolayısıyla arâbi lisân ile okunur. Osmanlılar döneminde Cumadan önce vaaz konmuştu. Anlatılacak konuyu ifâde ediyorlardı. Cumanın bereketi için gideriz, ama zuhr-i âhiri de mutlaka kılarız.

Cuma günü duanın kabul olunacağı saat hakkında bilgi verir misiniz?

[ad_1]

Tam Cuma vakti olur, diyenler de var. Yani her şehirde Cuma ezanı, öğle ezanı okunduktan sonra, tam Cuma iç ezan okunduğu zaman dilimi içerisinde olduğunu söyleyenler de var. Bunu söyleyenler de âlimler, [müctehid âlimler]dir. Ve müctehid âlimlerden çoğunluğu ikindi ile akşam arasıdır, bu zaman dilimidir, buyuruyorlar. Orada yapılan dua red edilmez, buyruluyor. Cuma günü sadaka verip, istiğfar okunur. Ondan sonra ikindi ile akşam arası (İslâm Ahlâkı) kitabında Cumanın adabları, edebleri, müstehabları anlatılırken, orada; ”Yâ Allah, Yâ Rahman, Yâ Rahîm, Yâ Kaviyyü, Yâ Kâdir” duası var. İkindi namazını kıldıktan sonra bu duayı seccade üzerine oturup, istenen kadar okunur, sayı yok. Sonra arkasına dua edilir. Arkasına bir Fâtiha, üç İhlâs-ı şerîfe okunur. Başında, sonunda salevât-ı şerîfeler okunur. Sonra Peygamber efendimize (aleyhisselâm), tüm peygamberlere (aleyhimüsselâm) Eshâb-ı kirâma (aleyhimürrıdvan) ve hatırladığımız islâm âlimlerinin, evliyâların isimlerini zikredip, onların ruhlarına hediye edilir. Ondan sonra da elleri açarak; ”Ya Rabbi bunların hâtırı ve hürmetine…” diye dua edilir.

Cuma günü dersim olduğu için cuma namazına gidemiyorum. Dersim ikindi okunduktan…

[ad_1]

Bu durumda, asr-ı saniye kadar öğle namazını kılabilirsiniz. Böylece namazınızı kazaya bırakmamış olursunuz.

 

Cuma günü bir araya gelip Kuran-ı kerim okuyoruz. Sonra cevşeni ezgili…

[ad_1]

Cevşenin kitâplarda olmadığı bildiriliyor. Ehl-i sünnet âlimlerinden bir tanesi bile onu nakletmiş olsa, bunların kitâplarında bildirilmiş olsa idi, onlar hüccet idi. Ehl-i sünnet âlimlerinin kitâplarında o hadîs-i şerîf muvcutsa, o mutlaka sağlam demektir.

Cuma günleri okuduğum duaları Seadeti Ebediyye kitabının arkasındaki isim fihristine ismi…

[ad_1]

Oradakilerin hepsine hediye edilmez. Çünkü (Se’âdet-i Ebediyye) kitâbının arkasındaki isim fihristinde sadece İslâm âlimleri yazılı değildir. Bu isimlerin içerisinde gayr-i müslimler de var. Putperest olanı da var. Meselâ, Volter de anlatılıyor. Dolayısıyla (Se’âdet-i Ebediyye) kitâbının isim fihristinde ismi geçen kimselerin hepsi makbul insanlar manâsında anlaşılmasın. Ama Silsile-i aliyye diye bildirilen o isimlerin hepsi mübarektir. Hayatları anlatılan, bilgi verilenlerin içerisinde uygun olanlara hediye ettim denebilir.